<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
		
         <channel>
         <title>Üreten Ankara | Ankara İş Dünyası | Şirket Haberleri </title>
         <link>https://www.uretenankara.com</link><item>
		   <title>EGM'den plaka kullanımıyla ilgili uyarı</title>
		   <description><![CDATA[Emniyet Genel Müdürlüğü, Türkiye’de kullanılan araç plakalarıyla ilgili bilgi kirliliğine dikkat çekerek, standart dışı plaka kullanımının yasak olduğunu ve gerekli durumlarda değişim yapılması gerektiğini duyurdu.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Emniyet Genel Müdürlüğü, son dönemde araç plakalarına ilişkin kamuoyunda oluşan soru ve yanlış bilgileri gidermek amacıyla açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, Türkiye’de kullanılan standart plakaların Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basıldığı, üzerinde mühür ve diğer güvenlik özelliklerinin bulunduğu ve herhangi bir değişim zorunluluğu olmadığı belirtildi.

Ancak bazı durumlarda plaka değişimi veya yeniden basımı gerektiği ifade edildi:

APP (STANDART DIŞI) PLAKA KULLANIMI

Standart ölçülere uygun olmayan ve mevzuata aykırı şekilde basılmış plakaların kullanımı yasak. Bu durumda araç sahiplerinin polis veya jandarmaya başvurarak kayıp/tespit işlemi yaptırması, noter aracılığıyla yeni plaka başvurusunda bulunması ve TŞOF yetkili birimlerinde plakalarını bastırmaları gerekiyor.

TŞOF MÜHÜRLÜ PLAKALARIN NİTELİK VE ÖLÇÜLERİNDE DEĞİŞİKLİK

Araç sahipleri noterden plaka basım talep belgesi alarak, TŞOF yetkili plaka basım noktalarında aynı plakanın yeniden basımını yaptırabiliyor.

Açıklamada, standart dışı plaka kullanımının tespiti halinde idari para cezası uygulanacağı ve araçların uygun hale getirilene kadar trafikten men edilebileceği hatırlatıldı.

Emniyet Genel Müdürlüğü, standart dışı plaka takılı araçlara yönelik denetimlerin 1 Nisan 2026 tarihine kadar rehberlik ve bilgilendirme amacıyla yapılacağını belirterek, vatandaşların yalnızca mevzuata uygun, TŞOF mühürlü standart plakaları kullanmalarının önemine dikkat çekti.
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/egm-den-plaka-kullanimiyla-ilgili-uyari-9483.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/egm-den-plaka-kullanimiyla-ilgili-uyari-9483.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/egm-den-plaka-kullanimiyla-ilgili-uyari-9483_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/egm-den-plaka-kullanimiyla-ilgili-uyari-9483.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.uretenankara.com/egm-den-plaka-kullanimiyla-ilgili-uyari/14614/</link>
		   <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 16:06:53 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>TUSAŞ, kadın çalışanların gökyüzüne katkısını vurguladı</title>
		   <description><![CDATA[8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla KN projesi için kadın çalışanlar tarafından üretilen komponente vurgu yapan TUSAŞ, tüm kadınların gününü özel bir video paylaşımıyla kutladı. Videoda, birlikte üretmeye ve gökyüzüne değer katmaya devam etme kararlılığı da yansıtıldı.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla sosyal medya hesabından anlamlı bir paylaşım yaptı.

TUSAŞ, paylaşımında, KN projesinde kullanılan kritik bir komponentin kadın çalışanlar tarafından titizlikle üretildiğini vurguladı.

Paylaşımda, bu parçanın yalnızca bir üretim süreci değil; emek, bilgi, özveri ve yüksek teknolojiyi bir araya getiren güçlü bir çabanın ürünü olduğu ifade edildi. TUSAŞ, havacılık ve savunma sanayiinde üreterek ve geliştirerek geleceğe yön veren kadın çalışanlarını kutlayarak mesajına “Tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun” notunu ekledi.

KN’ın gökyüzüne uzanan yolculuğunda her bir parça; emek, bilgi ve büyük bir özverinin sonucu.

 
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/tusas-kadin-calisanlarin-gokyuzune-katkisini-vurguladi-9483.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/tusas-kadin-calisanlarin-gokyuzune-katkisini-vurguladi-9483.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/tusas-kadin-calisanlarin-gokyuzune-katkisini-vurguladi-9483_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/tusas-kadin-calisanlarin-gokyuzune-katkisini-vurguladi-9483.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.uretenankara.com/tusas-kadin-calisanlarin-gokyuzune-katkisini-vurguladi/14613/</link>
		   <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 16:06:53 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Tarım arazilerinin etkin kullanımı için hibe desteği</title>
		   <description><![CDATA[1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren Cumhurbaşkanı Kararı ile işlenmeyen ve nadasa ayrılan arazilerde bitkisel üretimi artıracak yatırım projelerine hibe desteği sağlanacak.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı il müdürlüklerince hazırlanan projeler kapsamında, işlenmeyen, nadasa ayrılan veya işlemeli tarıma uygun olmayan arazilerde tarımsal üretimi artıracak yatırımlar desteklenecek.

Söz konusu Cumhurbaşkanı Kararı, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 7 Mart 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.

Buna göre, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) kayıtlı arazilerde yürütülecek projelerde hibe oranı, proje toplam bedelinin azami yüzde 75’i olacak. Destekler kapsamında; münavebe planı ve uygun ekim yöntemleri kullanılarak yağlı tohumlu bitkiler, baklagil, hububat ve sebze üretiminin artırılması, katma değeri yüksek bitki türlerinin yetiştirilmesi ve verim artırıcı teknik uygulamalar yapılması öncelikli hedefler arasında yer alıyor.

Hibelerden gerçek veya tüzel kişiler yararlanabilecek; kamu kurum ve kuruluşları ile ortaklıklar destekten faydalanamayacak. Ayrıca, aynı araziye iki yıl üst üste hibe verilmeyecek ve destek planlanmış tarım havzaları dışında üretim yapılan arazilere ödeme yapılmayacak.

Haksız ödemeler tespit edildiğinde, geri alınacak tutarlara kanuni faiz uygulanacak ve sorumlular müştereken yükümlü tutulacak. Yanlış veya haksız yararlanma durumunda, üreticiler 5 yıl süreyle diğer tarımsal destek programlarından faydalanamayacak.

 
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/tarim-arazilerinin-etkin-kullanimi-icin-hibe-destegi-9483.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/tarim-arazilerinin-etkin-kullanimi-icin-hibe-destegi-9483.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/tarim-arazilerinin-etkin-kullanimi-icin-hibe-destegi-9483_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/tarim-arazilerinin-etkin-kullanimi-icin-hibe-destegi-9483.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.uretenankara.com/tarim-arazilerinin-etkin-kullanimi-icin-hibe-destegi/14612/</link>
		   <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 16:06:53 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Ankara'da inşa edilen Ayyıldız Karargâhı projesinde çalışmalarda son aşamaya gelindi</title>
		   <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve kuvvet komutanlıklarını aynı yerleşkede buluşturacak Ayyıldız Karargâhı, Ankara’nın Etimesgut ilçesinde yükseliyor. Türkiye’nin yeni savunma yönetim merkezi olarak tanımlanan projede inşaatın büyük ölçüde tamamlandığı belirtilirken, savunma ve hücum altyapısının yeni merkezi bu alanda şekilleniyor.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Ankara’nın Etimesgut ilçesinde yapımı süren Ayyıldız Karargâhı projesi, yalnızca bir kamu yatırımı değil, aynı zamanda Türkiye’nin savunma yönetim yapısını yeniden kurgulayan stratejik bir merkez olarak öne çıkıyor

TOKİ’nin paylaştığı bilgilere göre projede, Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve kuvvet komutanlıkları “ay ve yıldız” sembollerini ortaya çıkaracak biçimde aynı yerleşkede konumlandırılıyor.

Ayyıldız yerleşkesi, yaklaşık 12,6 milyon metrekarelik arazi üzerinde inşa ediliyor. Yerleşkede toplam 890 bin metrekare kapalı alan oluşturulması ve yaklaşık 15 bin kişiye hizmet verecek bir yapı kurulması öngörülüyor. Aynı kampüste Milli Savunma Bakanlığı ile birlikte Genelkurmay Başkanlığı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri komutanlıklarının yer alacak olması, projeyi Türkiye’nin en büyük kamu-savunma yerleşkelerinden biri haline getiriyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum projenin tamamlandığında güvenliği, mimari kimliği, teknolojik donatıları, çevre dostu ve akıllı bina özellikleriyle Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarını üst düzeyde karşılayacak modern ve fonksiyonel bir yönetim merkezi olacağı vurgulandı. Bu açıklama, projenin yalnızca fiziki büyüklüğüyle değil, teknik altyapı ve kurumsal kullanım kapasitesiyle de tasarlandığını ortaya koyuyor.

Ayyıldız Müşterek Karargâh Projesi’nin yüzde 92’si tamamlandı. Bu oran, Etimesgut’taki dev yerleşkenin artık son düzlüğe girdiğine işaret ederken, Ankara’da savunma ve kamu yatırımları açısından da yeni bir dönemin eşiğine gelindiğini gösteriyor. Ancak projeye ilişkin kesin açılış takvimi konusunda güncel ve ayrıntılı resmî tarih paylaşımı henüz ilan edilmedi

Ayyıldız Karargâhı’nın tamamlanmasıyla birlikte Ankara’nın savunma yönetim haritasında önemli bir dönüşüm yaşanması bekleniyor. Dağınık yapıdaki bazı kritik kurumların tek merkezde toplanması; koordinasyon, güvenlik, lojistik ve kurumsal işleyiş açısından yeni bir dönem başlatabilir. Etimesgut ise bu projeyle birlikte yalnızca konut ve ulaşım akslarıyla değil, stratejik kamu yatırımlarının toplandığı yeni bir merkez olarak da daha güçlü biçimde öne çıkıyor

 
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/ankara-da-insa-edilen-ayyildiz-karargahi-projesinde-calismalarda-son-asamaya-gelindi-8060.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/ankara-da-insa-edilen-ayyildiz-karargahi-projesinde-calismalarda-son-asamaya-gelindi-8060.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/ankara-da-insa-edilen-ayyildiz-karargahi-projesinde-calismalarda-son-asamaya-gelindi-8060-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/ankara-da-insa-edilen-ayyildiz-karargahi-projesinde-calismalarda-son-asamaya-gelindi-8060.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.uretenankara.com/ankara-da-insa-edilen-ayyildiz-karargahi-projesinde-calismalarda-son-asamaya-gelindi/14611/</link>
		   <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 15:37:45 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Ankara'da ofis talebi kurumsal kümelenme piyasasını besliyor</title>
		   <description><![CDATA[Başkentte ofis piyasası, kira ve satış değerlerindeki artışın ötesinde; kamuya yakınlık, sektörel yoğunlaşma, temsil gücü ve prestijli adres ihtiyacının şekillendirdiği yeni bir ekonomik eksen olarak öne çıkıyor]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Söğütözü, Çukurambar, Mustafa Kemal Mahallesi ve Eskişehir Yolu hattında belirginleşen kurumsal kümelenme, Ankara’nın ofis haritasını yeniden tanımlıyor.

Ofis talebi sadece metrekare ihtiyacından ibaret değil

Ankara’da ofis pazarı son dönemde yalnızca fiyat hareketleriyle değil, iş dünyasının belirli merkezlerde yoğunlaşmasıyla da dikkat çekiyor. Başkentte ofis tercihi artık yalnızca bir çalışma alanı seçimi olarak değerlendirilmiyor. Erişim kolaylığı, kurumsal görünürlük, müşteri ilişkileri, kamu kurumlarına yakınlık ve sektör içi etkileşim, ofis talebinin temel belirleyicileri arasında yer alıyor.

Bu dönüşüm, Ankara’daki ticari gayrimenkul piyasasını klasik kira artışı tartışmasının ötesine taşıyor. Bugün başkentte birçok şirket için ofis, yalnızca fiziksel bir ihtiyaç değil; aynı zamanda kurumsal kimliğin, temsil gücünün ve iş yapma kapasitesinin bir parçası olarak görülüyor.

Yeni ofis omurgası belirginleşiyor

Özellikle Söğütözü, Çukurambar, Mustafa Kemal Mahallesi ve Eskişehir Yolu aksı, Ankara’nın yeni ofis omurgası olarak öne çıkıyor. Bu bölgelerde yalnızca yeni ofis projeleri ya da iş merkezleri artmıyor; hukuk büroları, mühendislik firmaları, danışmanlık şirketleri, sağlık kuruluşları, teknoloji girişimleri ve savunma sanayii bağlantılı yapılar da aynı koridorlarda yoğunlaşıyor.

Bu tablo, Ankara’da ofis piyasasının yalnızca taşınmaz değerleriyle değil, ekonomik ilişki ağlarıyla da büyüdüğünü ortaya koyuyor. Aynı bölgede kümelenen şirketler birbirleri için hem görünürlük hem de iş birliği zemini oluşturuyor. Böylece belirli lokasyonlar sadece ofis alanı değil, doğrudan iş üretim merkezine dönüşüyor.

Kurumsal kümelenme piyasayı besliyor

Başkentte ofis pazarını canlı tutan temel dinamiklerden biri kurumsal kümelenme etkisi olarak öne çıkıyor. Benzer sektörlerin ya da birbirini tamamlayan hizmet alanlarının aynı bölgelerde toplanması, şirketlere ciddi bir rekabet ve koordinasyon avantajı sağlıyor. Bu nedenle firmalar açısından artık yalnızca uygun ofisi bulmak değil, doğru ekosistemin içinde yer almak da stratejik önem taşıyor.

Ankara’da ofis seçiminin metrekare hesabının ötesine geçmesi de bu nedenle dikkat çekiyor. Şirketler için doğru adres, çoğu zaman marka algısını, müşteri güvenini ve iş bağlantılarını doğrudan etkileyen bir unsur haline geliyor.

Hibrit dönemde bile fiziksel ofis önemini koruyor

Son yıllarda hibrit ve uzaktan çalışma modelleri daha görünür hale gelse de, Ankara’da fiziksel ofis ihtiyacının güçlü biçimde sürdüğü görülüyor. Özellikle müşteri kabul eden, kurumsal temsil gücünü korumak isteyen, ekip koordinasyonuna ihtiyaç duyan ve kamu ile yoğun temasta bulunan işletmeler için ofis hâlâ merkezi önem taşıyor.

Başkentte fiziksel ofis, yalnızca masa ve çalışma alanı sunan bir yer değil; güven veren, sürdürülebilirlik hissi oluşturan ve kurumsal yapıyı somutlaştıran bir unsur olarak öne çıkıyor. Bu nedenle Ankara’da ofis talebi, dijitalleşmeye rağmen etkisini kaybetmiyor.

Ankara’yı farklılaştıran yapı

Ankara’daki ofis talebini diğer büyükşehirlerden ayıran en önemli unsur, piyasanın yapısal karakteri olarak gösteriliyor. İstanbul’da daha çok finans, uluslararası şirketler ve özel sektör merkezli okunan ofis hareketliliği, Ankara’da kamu, savunma, profesyonel hizmetler ve karar alma merkezlerine yakınlık ekseninde şekilleniyor.

Bu özgün yapı, başkentte ofis piyasasına daha seçici ancak daha dirençli bir karakter kazandırıyor. Talebin belli bölgelerde istikrarlı biçimde yoğunlaşması, Ankara ofis pazarının anlık fiyat değişimlerinden daha derin bir ekonomik mantıkla çalıştığını gösteriyor.

Canlılık yeni sorunları da gündeme getiriyor

Ofis pazarındaki hareketlilik beraberinde bazı yapısal sorunları da taşıyor. Özellikle hızlı dönüşen iş bölgelerinde otopark yetersizliği, trafik yoğunluğu, yüksek aidatlar ve plansız yoğunlaşma en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Bu durum, ofis pazarındaki büyümenin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda kentsel planlama açısından da dikkatle ele alınması gerektiğini gösteriyor.

Buna rağmen Ankara’da ofis pazarı, yalnızca fiyat artışlarının değil; kurumsal kümelenmenin, sektörel yoğunlaşmanın ve yeni nesil iş coğrafyasının büyüttüğü çok katmanlı bir hikâye yazmaya devam ediyor.
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/ankara-da-ofis-talebi-kurumsal-kumelenme-piyasasini-besliyor-2384.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/ankara-da-ofis-talebi-kurumsal-kumelenme-piyasasini-besliyor-2384.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/ankara-da-ofis-talebi-kurumsal-kumelenme-piyasasini-besliyor-2384-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/ankara-da-ofis-talebi-kurumsal-kumelenme-piyasasini-besliyor-2384.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.uretenankara.com/ankara-da-ofis-talebi-kurumsal-kumelenme-piyasasini-besliyor/14610/</link>
		   <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 09:26:10 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Bilkent’te villa projesi üretmek için uygun satılık arsa aranıyor</title>
		   <description><![CDATA[Ankara’da nitelikli müstakil yaşamın öne çıkan adreslerinden Bilkent’te, villa yapımına uygun 500 m2 veya üstünde arsa peşin olarak satın alınacak]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Ankara’nın önde gelen gayrimenkul şirketi Gayrimenkul PR tarafından yapılan duyuruya göre, 500 metrekare ve üzeri, emsali 0.40 ve üzeri, kapalı otopark ve yeterli bahçe alanı sunabilecek yapılaşmaya uygun arsalar peşin olarak satın alınacak.

Özellikle tam müstakil yaşam beklentisini karşılayabilecek imar özelliklerine sahip taşınmazların tercih edildiği belirtilirken, bölgedeki arsa sahiplerine de çağrıda bulunuldu. Açıklamada, kriterlere uygun portföye sahip mülk sahiplerinin Gayrimenkul PR ile iletişime geçmesinin beklendiği ifade edildi

Bilgi: 0 532 212 36 14
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/bilkent-te-villa-projesi-uretmek-icin-uygun-satilik-arsa-araniyor-6679.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/bilkent-te-villa-projesi-uretmek-icin-uygun-satilik-arsa-araniyor-6679.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/bilkent-te-villa-projesi-uretmek-icin-uygun-satilik-arsa-araniyor-6679-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/bilkent-te-villa-projesi-uretmek-icin-uygun-satilik-arsa-araniyor-6679.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.uretenankara.com/bilkent-te-villa-projesi-uretmek-icin-uygun-satilik-arsa-araniyor/14609/</link>
		   <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 04:12:23 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Bakan Gürlek: 'Siber Vatan'da milli güvenliği korumakta kararlıyız</title>
		   <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, dijital mecralarda yürütülen dezenformasyon ve psikolojik harekât faaliyetlerinin yakından takip edildiğini belirterek, toplumda korku ve güvensizlik oluşturmayı amaçlayan içerik ve hesaplara yönelik adli işlemlerin sürdüğünü açıkladı.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada dijital platformlarda yürütülen dezenformasyon faaliyetlerine karşı devletin tüm kurumlarıyla koordineli şekilde mücadele ettiğini belirtti.

Bakan Gürlek, İletişim Başkanı Burhanettin Duran’ın da dikkat çektiği üzere dijital mecralarda yürütülen dezenformasyon ve psikolojik harekât faaliyetlerinin ilgili kurumlar tarafından yakından takip edildiğini açıkladı. Cumhuriyet başsavcılıklarının koordinasyonunda yürütülen adli süreçlere değinen Bakan Gürlek, toplumda korku ve güvensizlik oluşturmayı amaçlayan ve suç unsuru taşıdığı değerlendirilen içerik ve hesaplara yönelik hukuki işlemlerin titizlikle sürdürüldüğünü vurguladı.

Açıklamasında devletin siber alanda da milli güvenliği koruma iradesine sahip olduğunu belirten Bakan Gürlek, milletin huzurunu, bilgi güvenliğini ve toplumsal dayanışmayı hedef alan her türlü girişime karşı mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini kaydetti.

 
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/bakan-gurlek-siber-vatan-da-milli-guvenligi-korumakta-kararliyiz-243.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/bakan-gurlek-siber-vatan-da-milli-guvenligi-korumakta-kararliyiz-243.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/bakan-gurlek-siber-vatan-da-milli-guvenligi-korumakta-kararliyiz-243_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/bakan-gurlek-siber-vatan-da-milli-guvenligi-korumakta-kararliyiz-243.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.uretenankara.com/bakan-gurlek-siber-vatan-da-milli-guvenligi-korumakta-kararliyiz/14608/</link>
		   <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 16:02:11 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>APP plaka gündemde! Ceza yememek için nasıl değiştirilir?</title>
		   <description><![CDATA[Milyonlarca araç sahibini alarma geçiren APP plakalarla ilgili 140 bin liralık trafik cezası nedeniyle plaka değişikliğinin nasıl yapılacağı sorusuna cevap aranıyor. İşte yanıtı…]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Trafik cezalarında yapılan yeni düzenleme ile birlikte APP plakası olan araç sahipleri, 140 bin lira olan cezadan kurtulmak için plaka değişikliğine gidiyor.

Araç plakalarında standart dışı kalın puntolarla hazırlanan APP plakalar, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen resmi plaka standartları taşımaması halinde yasa dışı kabul ediliyor.

APP plakanızda mühür yoksa, il ve ilçelerde bulunan Şoförler ve Otomobilciler Odası'na bağlı yetkili plaka basım atölyelerinde basılmadıysa, 140 bin lira para cezası, ehliyete el koyma ve araçlar 30 gün boyunca trafikten men edilme cezası veriliyor.

APP plakası nasıl değiştirilir?

Aracın orijinal plakası saklanıyorsa, sürücüler APP plakayı sökerek orijinal plakayı tekrar kullanabiliyor. Orijinal plaka bulunmuyorsa, trafik şubesine gidilerek plakanın kayıp olduğu bildirilir. Trafik biriminden alınan evrakla notere başvurulur. Araç için yeni ruhsat düzenlenir ve yeni plaka serisi verilir. Bu belgelerle plaka basım merkezine gidilerek yeni plaka bastırılır.

APP plaka değiştirmede plaka basım ücreti 850 lira, ruhsat işlemi 4 bin lira ödenir.

EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ'NDEN APP PLAKA AÇIKLAMASI

Emniyet Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, "Son günlerde kamuoyunda “APP plaka” olarak bilinen plakalar ve bu plakaların kullanımına ilişkin yaptırımlar hakkında çeşitli değerlendirmeler ve yanlış anlaşılmaların ortaya çıkması nedeniyle konu hakkında açıklama yapılması gereği duyulmuştur.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Belge ve plakaların araçlar üzerinde bulundurulması zorunluluğu” başlıklı 23’üncü maddesinde plaka kullanımına ilişkin kurallar ve yaptırımlar açık şekilde düzenlenmiştir.

Kanun’un 23’üncü maddesinin üçüncü fıkrasına aykırılık durumunda; yönetmelikte belirtilen nitelik veya ölçülere aykırı plaka takan ya da araç üzerinde bulunması gereken sayıda plaka takmayan sürücülere 4.000 Türk Lirası idari para cezası uygulanmaktadır. Ayrıca bu fıkra hükmü yeni getirilmiş bir düzenleme olmayıp 2016 yılından bu yana uygulanmaktadır.

Öte yandan kamuoyunda sıklıkla “APP plaka” olarak ifade edilen durum ise farklı bir hukuki yaptırıma sahiptir. Kanun’un 23’üncü maddesinin beşinci fıkrasına aykırılık halinde söz konusu olan husus; plakanın ölçüsünden veya görünümünden ziyade plakanın yetkili kuruluş tarafından basılmamış olmasıdır.

Nitekim 2918 sayılı Kanun’un 131’inci maddesi uyarınca yetkili kuruluş tarafından basılmayan, üzerinde resmi mühür ve yönetmelikte belirtilen güvenlik unsurları bulunmayan plakalar hukuken geçerli kabul edilmemektedir. Kamuoyunda APP plaka olarak bilinen plakalar bu kapsama girmektedir. Bu tür plakaların araçlarda kullanılması halinde plakayı takan veya kullanan kişiler hakkında 140.000 Türk Lirası idari para cezası uygulanmakta, sürücü belgeleri 30 gün süreyle geri alınmakta ve araç 30 gün süreyle trafikten men edilmektedir. Ayrıca bu kişiler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun “Resmi Belgede Sahtecilik” başlıklı 204’üncü maddesi kapsamında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngören adli işlem de uygulanabilmektedir. Fiilin tekrarı halinde cezalar kademeli olarak artmaktadır.

Söz konusu düzenlemelerin amacı yaptırım uygulamak değil, trafik güvenliğini ve kamu düzenini sağlamaktır. Araç tescil plakaları; trafik denetimleri, elektronik denetim sistemleri, şehir güvenlik kameraları ve adli soruşturmalar açısından araçların doğru ve hızlı şekilde tespit edilmesini sağlayan resmi bir kimlik niteliği taşımaktadır. Standart dışı, yetkisiz şekilde üretilmiş plakalar bu denetim mekanizmalarının etkinliğini zayıflatmakta ve kamu güvenliğini olumsuz etkilemektedir.
Vatandaşlarımızın herhangi bir mağduriyet yaşamamaları adına araçlarında yalnızca yetkili kuruluş tarafından basılmış ve yönetmelikte belirtilen nitelik ve ölçülere uygun tescil plakalarını kullanmaları önemle hatırlatılmaktadır." denildi.
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/app-plaka-gundemde-ceza-yememek-icin-nasil-degistirilir-243.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/app-plaka-gundemde-ceza-yememek-icin-nasil-degistirilir-243.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/app-plaka-gundemde-ceza-yememek-icin-nasil-degistirilir-243_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/app-plaka-gundemde-ceza-yememek-icin-nasil-degistirilir-243.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.uretenankara.com/app-plaka-gundemde-ceza-yememek-icin-nasil-degistirilir/14607/</link>
		   <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 16:02:11 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Üre gübrede Gümrük Vergisi sıfırlandı</title>
		   <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, tarımda maliyet artışını önlemek ve gıda fiyatlarında yükselişi engellemek amacıyla üre cinsi gübrede gümrük vergisini sıfırladı.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, tarım sektöründe üretim maliyetlerini düşürmek ve gıda fiyatlarında olası artışların önüne geçmek amacıyla üre cinsi gübrede gümrük vergisinin sıfırlandığını açıkladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, temel gıda ürünleri ve tarımsal hammaddelerde arz güvenliğinin sağlanması, piyasaların doğru yönlendirilmesi ve spekülatif fiyat artışlarının önlenmesi için ticaret politikası araçlarının etkin şekilde kullanıldığı belirtilirken, bu süreçte Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumlarla koordineli çalışmalar yürütüldüğü vurgulandı.

Bölgede yaşanan gelişmeler ve tedarik süreçlerine olası etkileri dikkate alınarak alınan kararla, gübre sektöründe arz güvenliğinin güçlendirilmesi ve üreticilerin maliyet yükünün azaltılması hedefleniyor.

Ticaret Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile koordinasyon içinde gıda ürünlerinde arz güvenliği ve fiyat istikrarını sağlamak amacıyla iç ve dış piyasaları yakından izlemeye ve üretici ile tüketiciyi birlikte koruyacak gerekli tedbirleri almaya devam edeceğini duyurdu.
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/ure-gubrede-gumruk-vergisi-sifirlandi-932.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/ure-gubrede-gumruk-vergisi-sifirlandi-932.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/ure-gubrede-gumruk-vergisi-sifirlandi-932_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/ure-gubrede-gumruk-vergisi-sifirlandi-932.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.uretenankara.com/ure-gubrede-gumruk-vergisi-sifirlandi/14606/</link>
		   <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 16:01:11 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Ankara'da 2 ayda 2,6 milyonun üzerinde ürün kontrol edildi</title>
		   <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı’nın açıkladığı piyasa denetim bilançosuna göre, yılın ilk iki ayında Ankara’da 2 milyon 634 bin 859 ürün denetlendi]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Ticaret Bakanlığı’nın yayımladığı “2026 yılı Ocak-Şubat 2 aylık piyasa denetim bilançosu”na göre, başkentte yılın ilk iki ayında 2 milyon 634 bin 859 ürün denetlendi. Bu rakam, Ankara’yı ürün bazlı denetimde ülkenin en dikkat çeken illerinden biri haline getirdi.

İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen denetimlerde; stokçuluk, fahiş fiyat, haksız ticari uygulamalar, otomotiv, emlak ve kuyum gibi alanlarda 15 bin 409 gerçek ve tüzel kişi denetlendi. Aykırılık tespit edilen 1.571 gerçek ve tüzel kişiye toplam 193,7 milyon TL idari para cezası kesildi. Emlak sektörüne uygulanan ceza ise 7 milyon 524 bin 786 TL oldu.

Bakanlık verileri, emlak piyasasının da denetim odağında kalmaya devam ettiğini gösterdi. Aynı açıklamaya göre fahiş fiyat uygulamalarına 174,3 milyon TL, kuyum sektörüne 1,1 milyon TL, otomotiv sektörüne ise 732 bin 947 TL idari para cezası uygulandı. Bu tablo, özellikle büyükşehirlerde fiyatlama davranışları ve sektör uygulamalarının daha yakın izlendiğine işaret ediyor.

Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü tarafından yapılan denetimlerde de yılın ilk iki ayında 10 bin 253 firma kontrol edildi. Aykırı eylemlerde bulunan 352 firmaya 272,3 milyon TL idari para cezası uygulandı. Bu kalemde ön ödemeli konut satışları, abonelik sözleşmeleri, mesafeli satışlar, paket tur ve devre tatil gibi alanlardaki aykırılıklar dikkat çekti.

Açıklanan bilanço, Ankara’da hem tüketici piyasasının hem de emlak başta olmak üzere çeşitli sektörlerin daha sıkı bir denetim sürecinden geçtiğini ortaya koydu. Özellikle yüksek enflasyon ortamında fiyat hareketleri, sektörel uygulamalar ve tüketici işlemleri üzerindeki kamu gözetiminin önümüzdeki dönemde de gündemde kalması bekleniyor. Bu son cümle, açıklanan resmi verilere dayalı bir değerlendirmedir.
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/ankara-da-2-ayda-2-6-milyonun-uzerinde-urun-kontrol-edildi-8738.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/ankara-da-2-ayda-2-6-milyonun-uzerinde-urun-kontrol-edildi-8738.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/ankara-da-2-ayda-2-6-milyonun-uzerinde-urun-kontrol-edildi-8738-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/ankara-da-2-ayda-2-6-milyonun-uzerinde-urun-kontrol-edildi-8738.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.uretenankara.com/ankara-da-2-ayda-2-6-milyonun-uzerinde-urun-kontrol-edildi/14605/</link>
		   <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 06:09:19 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Mustafa Kemal Mahallesi plansız şehirleşmenin en somut örneği oldu</title>
		   <description><![CDATA[Başlangıçta ağırlıklı olarak konut alanı olarak planlanan Ankara Çankaya’daki Mustafa Kemal Mahallesi, yıllar içinde hızla ofis ve iş yeri bölgesine dönüştü. Ancak bu dönüşüme paralel otopark ve ulaşım altyapısının yeterince güçlendirilmemesi, mahallede ciddi bir park krizini beraberinde getirdi.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Ankara’nın en dikkat çeken karma kullanım bölgelerinden biri haline gelen Mustafa Kemal Mahallesi’nde, yapılaşma ve kullanım karakterindeki değişim yeni kentsel sorunları da görünür hale getiriyor. Bir dönem ağırlıklı olarak konut alanı imarıyla şekillenen mahalle, zaman içinde artan ihtiyaçlar, ticari hareketlilik ve ofisleşme baskısıyla birlikte iş yeri ve ofis yoğunluğu yüksek bir bölgeye dönüştü. Ancak bu dönüşüm, ulaşım ve otopark altyapısında aynı ölçüde karşılık bulmadı.

Bugün mahallede en çok hissedilen sorunların başında araç parkı geliyor. Bölgede çalışanlar, ofis ziyaretçileri ve mahalle sakinleri özellikle günün yoğun saatlerinde araçlarını park edecek alan bulmakta zorlanıyor. Yol kenarlarının büyük ölçüde dolu olması, sürücüleri çift sıra park etmeye yönlendirirken, bu durum trafik akışını daha da içinden çıkılmaz hale getiriyor.

Ara sokaklarda da tablo farklı değil. Ana caddelerde yer bulamayan sürücüler, bu kez mahalle içlerine yöneliyor. Ancak sokak aralarında da park kapasitesinin sınırlı olması nedeniyle araçlar gelişigüzel bırakılıyor, manevra alanları daralıyor ve yerleşim dokusuna uygun olmayan bir trafik baskısı oluşuyor. Özellikle ofis kullanımının yoğunlaştığı bölgelerde, konut alanı mantığıyla planlanmış yol ve park düzeninin bugünkü ihtiyacı karşılamadığı açık biçimde görülüyor.

Bölgede artan çift sıra park uygulamaları, yalnızca sürücüler için değil, yayalar ve çevredeki işletmeler açısından da ayrı bir sorun yaratıyor. Trafik ekiplerinin zaman zaman denetim yaptığı, hatalı park edilen bazı araçların çekiciyle kaldırıldığı ve sürücülere park cezası uygulandığı belirtiliyor. Ancak sahadaki mevcut tablo, sorunun yalnızca denetimle çözülemeyecek kadar yapısal bir hale geldiğini ortaya koyuyor.

Öte yandan, bölgedeki özel otopark alanları da bu baskıyı hafifletmekte yetersiz kalıyor. MAIDA ofis otoparkına park etmek isteyen sürücülerin görevlilerin kontrolü ve uyarılarıyla karşılaştığı, sınırlı kapasite nedeniyle bu alanların da herkes için erişilebilir bir çözüm üretmediği ifade ediliyor. Bu durum, kamusal otopark ihtiyacının daha da belirginleşmesine neden oluyor.

Şehircilik açısından bakıldığında Mustafa Kemal Mahallesi’nde yaşanan tablo, Ankara’da birçok bölgede görülen plansız yoğunlaşma tartışmasını yeniden gündeme taşıyor. Konut ağırlıklı planlanan alanların zamanla ofis, klinik, iş merkezi ve ticari kullanımla farklı bir kimliğe bürünmesi, beraberinde yeni nüfus hareketleri ve araç yükü oluşturuyor. Ancak imar kararlarıyla fiili kullanım arasındaki bu dönüşümün, altyapı yatırımlarıyla eş zamanlı yönetilememesi günlük yaşam kalitesini düşürüyor.

Uzmanlara göre, Mustafa Kemal Mahallesi örneği yalnızca bir park sorunu değil; aynı zamanda planlama, ulaşım ve kentsel kapasite yönetimi meselesi. Bölgedeki mevcut yoğunluk dikkate alınarak yeni otopark alanlarının üretilmesi, yol kenarı park sisteminin yeniden düzenlenmesi, toplu ulaşım erişiminin güçlendirilmesi ve iş yeri yoğunluğuna göre yeni şehircilik çözümlerinin devreye alınması gerekiyor.

Mustafa Kemal Mahallesi’nde yaşanan park krizi, Ankara’da dönüşen mahallelerin sadece bina ölçeğinde değil, ulaşım ve yaşam kalitesi bakımından da yeniden düşünülmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/cankaya-mustafa-kemal-mahallesi-plansiz-sehirlesmenin-en-somut-ornegi-oldu-araba-park-edilecek-yer-bulunamiyor-5757.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/cankaya-mustafa-kemal-mahallesi-plansiz-sehirlesmenin-en-somut-ornegi-oldu-araba-park-edilecek-yer-bulunamiyor-5757.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/cankaya-mustafa-kemal-mahallesi-plansiz-sehirlesmenin-en-somut-ornegi-oldu-araba-park-edilecek-yer-bulunamiyor-5757-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/cankaya-mustafa-kemal-mahallesi-plansiz-sehirlesmenin-en-somut-ornegi-oldu-araba-park-edilecek-yer-bulunamiyor-5757.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.uretenankara.com/mustafa-kemal-mahallesi-plansiz-sehirlesmenin-en-somut-ornegi-oldu/14604/</link>
		   <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 17:16:31 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>İstatistiklerle eğitim, işgücü ve sağlıkta kadın</title>
		   <description><![CDATA[TÜİK 2025 Kadın İstatistiklerine göre Türkiye’de kadınların yaşam, eğitim, istihdam, temsil ve güvenlik alanlarındaki mevcut durumunu kapsamlı bir şekilde ortaya çıktı.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[TÜİK, 2025 yılına ait kadın istatistiklerini açıkladı. Kadınların nüfus, yaşam süresi, eğitim, istihdam, yönetim ve şiddet deneyimleriyle ilgili çarpıcı veriler öne çıktı. Kadınlar yaşam süresi 80,7 olurken, erkeklerden 5,2 yıl daha uzun yaşadığı belirlendi. İlk evlenme yaşının 26 olduğu istatistiklerde, kadınların yüzde 18,8’i üretken yapay zekayı kullandığı ortaya çıktı

TÜİK verilerine göre 31 Aralık 2025 itibarıyla Türkiye’de kadın nüfusu 43 milyon 32 bin 734, erkek nüfusu ise 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Toplam nüfusun yüzde 49,98’i kadın, yüzde 50,02’si erkeklerden oluşurken, 60 yaş ve üzeri gruplarda kadınların lehine bir denge gözlendi; 60-74 yaş grubunda kadın nüfus oranı yüzde 51,9, 90 ve üzeri yaş grubunda ise yüzde 69,7 oldu.

YAŞAM SÜRESİ VE SAĞLIKLI YAŞAM

2022-2024 döneminde doğuşta beklenen yaşam süresi kadınlarda 80,7 yıl, erkeklerde 75,5 yıl olarak ölçüldü; kadınların erkeklerden 5,2 yıl daha uzun yaşadığı görüldü. Sağlıklı yaşam süresi ise kadınlarda 56,3 yıl, erkeklerde 58,9 yıl oldu.

25 yaş ve üzeri kadınların ortalama eğitim süresi 8,8 yıl olurken, en az bir eğitim düzeyini tamamlayan kadınların oranı yüzde 88,3’e yükseldi. Yükseköğretim mezunu kadınların oranı yüzde 23,6 olarak kaydedildi; annesi yükseköğretim mezunu olan kadınların yüzde 84,4’ü de yükseköğretim mezunu oldu.

İŞGÜCÜ VE İSTİHDAM

2024 yılında kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 36,8, istihdam oranı yüzde 32,5 oldu. Eğitim seviyesi yükseldikçe kadınların işgücüne katılımı arttı; yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 68,7 olarak ölçüldü. Hanesinde 3 yaş altı çocuğu olan 25-49 yaş grubundaki kadınların istihdam oranı yüzde 26,9 oldu.

Kadın büyükelçi oranı yüzde 28,4, kadın milletvekili oranı yüzde 19,9, kadın profesör oranı yüzde 34,9, kadın doçent oranı yüzde 43,3 olarak belirlendi. Üst ve orta düzey yönetici pozisyonlarındaki kadın oranı yüzde 21,5, BİST 50 şirketlerinde kadın yönetim kurulu üyesi oranı yüzde 18,3 oldu.

ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME (AR-GE)

Kadın Ar-Ge personelinin oranı yüzde 34,2 oldu. Yükseköğretimde kadın Ar-Ge personel oranı yüzde 47,9, mali ve mali olmayan şirketlerde ise yüzde 28,2 olarak kaydedildi.

2025 yılında kadınların ortalama ilk evlenme yaşı 26,0, erkeklerde 28,5 olarak ölçüldü. Kadınların yüzde 17,0’sı eşlerinden daha yüksek eğitim seviyesine sahip bulunuyor.

Kadınların yüzde 28,2’si psikolojik, yüzde 18,3’ü ekonomik, yüzde 12,8’i fiziksel, yüzde 10,9’u ısrarlı takip, yüzde 8,3’ü dijital ve yüzde 5,4’ü cinsel şiddete maruz kaldı. Şiddete maruz kalan kadınların çoğu eş veya birlikte olduğu kişiler tarafından zarar gördü.

YOKSULLUK VE SOSYAL DIŞLANMA

2025’te kadınların yüzde 30,1’i yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunurken, erkeklerde bu oran yüzde 25,6 oldu.

Kadınların yüzde 18,8’i üretken yapay zekayı kullanırken, yükseköğretim mezunu kadınların beyin göçü oranı yüzde 1,6 oldu.
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/istatistiklerle-egitim-isgucu-ve-saglikta-kadin-1532.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/istatistiklerle-egitim-isgucu-ve-saglikta-kadin-1532.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/istatistiklerle-egitim-isgucu-ve-saglikta-kadin-1532_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/istatistiklerle-egitim-isgucu-ve-saglikta-kadin-1532.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.uretenankara.com/istatistiklerle-egitim-isgucu-ve-saglikta-kadin/14603/</link>
		   <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 15:51:18 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>2024'te toplam cironun yüzde 12,6'sı yabancı kontrollü girişim</title>
		   <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı yabancı kontrollü girişim istatistiklerini açıkladı.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Türkiye’de yabancı kontrollü girişimlerin sayısı artarken toplam cirodaki payı hafif geriledi. TÜİK verilerine göre 2024’te yabancı kontrolündeki girişimlerin toplam cironun yüzde 12,6’sını oluşturduğu belirlendi. Veriler, Türkiye’de yabancı yatırımın ekonomik etkinliği ve dağılımı hakkında güncel bir tablo sundu.

Buna göre, yabancı kontrolündeki girişim sayısı 2023’te 10 bin 673 iken 2024’te 11 bin 86’ya yükseldi. Ancak bu girişimlerin toplam ciro içindeki payı 2023’te yüzde 12,9 iken 2024’te yüzde 12,6’ya geriledi.

Çalışan sayısı açısından da benzer bir tablo gözlemlendi.

Yabancı kontrollü girişimlerdeki çalışanların toplam çalışanlar içindeki payı 2023’te yüzde 5,2 iken 2024’te yüzde 5,1 oldu.

Söz konusu veriler ülke bazında değerlendirildiğinde; Almanya yabancı kontrollü girişimlerde hem sayı, hem de ciro açısından en büyük paya sahip oldu.

2024 yılında 11 bin 86 yabancı kontrollü girişimden bin 309’u Almanya tarafından kontrol edilirken, bu girişimlerin toplam yabancı kontrollü ciro içindeki payı yüzde 13,1 olarak gerçekleşti.

ABD kontrolündeki bin 10 girişimin yabancı kontrollü cirodaki payı yüzde 12,3, Birleşik Krallık kontrolündeki 737 girişimin payı ise yüzde 8,3 oldu.
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/2024-te-toplam-cironun-yuzde-12-6-si-yabanci-kontrollu-girisim-3630.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/2024-te-toplam-cironun-yuzde-12-6-si-yabanci-kontrollu-girisim-3630.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/2024-te-toplam-cironun-yuzde-12-6-si-yabanci-kontrollu-girisim-3630_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/2024-te-toplam-cironun-yuzde-12-6-si-yabanci-kontrollu-girisim-3630.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.uretenankara.com/2024-te-toplam-cironun-yuzde-12-6-si-yabanci-kontrollu-girisim/14602/</link>
		   <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 15:50:15 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Ticaret'ten iki aylık piyasa denetim raporu: 85 bin firmaya 631 milyon TL idari para ceza</title>
		   <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, 2026 yılının Ocak-Şubat döneminde yaklaşık 85 bin firma ve 9,3 milyon ürünün denetlendiğini, toplam 631 milyon TL idari para cezası uygulandığını açıkladı. Fahiş fiyat, emlak, kuyum ve otomotiv sektörlerine ağır cezalar verildi.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen denetimlerde, fahiş fiyat uygulamalarına 174,3 milyon TL, emlak sektörüne 7,5 milyon TL, kuyum sektörüne 1,1 milyar TL ve otomotiv sektörüne 732,9 milyon TL idari para cezası uygulandı. Ticari elektronik iletişim, çalışma saatleri ve lisanslı depolara ilişkin denetimlerde ise yaklaşık 10 milyon TL cezaya hükmedildi.

Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü, 2026’nın ilk iki ayında 10 bin 253 firmayı denetledi. Aykırılık tespit edilen 352 firmaya toplam 272,3 milyon TL idari para cezası uygulandı. Denetimlerde, sözleşme ihlalleri 234,1 milyon TL, reklam ve haksız ticari uygulamalar 34,4 milyon TL ve ürün güvenliği ihlalleri 3,8 milyon TL ceza ile sonuçlandı.

81 İL GENELİNDE DENETİMLER 

Ticaret Bakanlığı, 81 ilde 58 bin 793 firmayı denetledi ve 12 bin 959 firmaya 165,2 milyon TL ceza uyguladı. İstanbul’da tespit edilen 30.019 ürüne 131,5 milyon TL, Ankara’da 2,6 milyon, Antalya’da ise 1,2 milyon ürün denetlendi.

REKABET KURUMU CEZALARI

Rekabet Kurumu da 2025 yılında 227 firmaya toplam 13,2 milyar TL ceza verirken, 2026’nın Ocak-Şubat döneminde bilişim, gıda ve tarım sektörlerinde hizmet veren 32 firmaya 3,1 milyar TL ceza uyguladı.

Ticaret Bakanlığı, enflasyon, fahiş fiyat, stokçuluk ve haksız ticari uygulamalara karşı mücadeleye devam ederek iç piyasada denge sağlamayı ve tüketicilerin refahını korumayı öncelik olarak belirledi.
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/ticaret-ten-iki-aylik-piyasa-denetim-raporu-85-bin-firmaya-631-milyon-tl-idari-para-ceza-3630.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/ticaret-ten-iki-aylik-piyasa-denetim-raporu-85-bin-firmaya-631-milyon-tl-idari-para-ceza-3630.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/ticaret-ten-iki-aylik-piyasa-denetim-raporu-85-bin-firmaya-631-milyon-tl-idari-para-ceza-3630_t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/ticaret-ten-iki-aylik-piyasa-denetim-raporu-85-bin-firmaya-631-milyon-tl-idari-para-ceza-3630.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.uretenankara.com/ticaret-ten-iki-aylik-piyasa-denetim-raporu-85-bin-firmaya-631-milyon-tl-idari-para-ceza/14601/</link>
		   <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 15:50:15 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Tapuda avukatla temsil planı piyasaya olası etkileri nelerdir?</title>
		   <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 12. Yargı Paketi kapsamında “tapuda belirli miktarı geçen işlemlerde avukatla temsil zorunluluğu” getirmeyi düşündüklerini açıklaması, gayrimenkul piyasasında yeni bir tartışma başlattı]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Ankara’nın önde gelen gayrimenkul firması Gayrimenkul PR tapu’da avukat temsilinin piyasaya olası etkilerini analiz eden açıklama yaptı

Bakanlığın resmi açıklaması; yüksek tutarlı tapu işlemlerinde hukuki güvenliği artırmak ve savunma makamını daha etkin kılmak. Ancak şu aşamada kamuoyuna açıklanmış ayrıntılı teklif metni, parasal eşik, kapsam ve sorumluluk rejimi henüz netleşmiş değil. Bu nedenle piyasadaki asıl soru, “düzenleme gelir mi?” kadar, “gelirse nasıl gelir?” sorusu etrafında şekilleniyor.

Mevcut sistemde tapu işlemleri zaten tamamen “güvencesiz” bir alan değil. TKGM’nin yürüttüğü elektronik kimlik doğrulama sistemi, Web Tapu altyapısı, SMS/e-posta bildirimleri, e-tahsilat, güvenli ödeme/Tapu Takas benzeri uygulamalar ve temsil halinde vekalet belgesi kontrolü bugün de işlem güvenliği için kullanılan araçlar arasında yer alıyor. Ayrıca tapu satışlarında resmi senet tapu müdürlüğü huzurunda düzenleniyor ve işlemde temsil varsa bunun belgelendirilmesi zaten mevcut uygulamanın parçası. Yani yeni düzenleme “hiç güvenlik yoktu, şimdi geliyor” anlamına gelmeyecek; daha çok, mevcut idari-teknik güvenlik katmanlarının üzerine bir “hukuki kontrol katmanı” eklenmesi anlamı taşıyacak.

Buradaki temel ayrım şu: tapu müdürlüğü bugün ağırlıkla kimlik, yetki, şekil, kayıt ve tescil güvenliğini sağlıyor; avukat zorunluluğu gelirse bunun üstüne sözleşme riski, irade sakatlığı, alacak-borç ilişkisi, ön protokoller, cezai şartlar, aile içi muvafakat tartışmaları, şirket yetkisi, miras/ortaklık kaynaklı ihtilaflar ve sonradan doğabilecek dava riskleri daha sistematik biçimde incelenebilir. Bu yüzden düzenleme özellikle yüksek tutarlı, karmaşık veya ticari nitelikteki satışlarda işlem sonrası dava sayısını azaltma potansiyeli taşıyabilir. Buna karşılık sade, düşük ihtilaf riski olan standart ikinci el konut satışlarında ise vatandaş nezdinde “zorunlu profesyonel maliyet” eleştirisini büyütebilir.

Alıcı ve satıcı açısından ne değişir?

Alıcı bakımından en büyük fark, taşınmazın sadece tapu kaydına değil, işlemin bütün hukuki mimarisine bakılması olur. Örneğin satış bedelinin nasıl ödeneceği, teslim zamanı, ipotek fekki, kira tahliyesi, ayıp ve borçlar, aile konutu ihtimali, şirket satışlarında imza yetkisi gibi başlıklar daha disiplinli ele alınabilir. Satıcı açısından da özellikle bedelin tahsili, cayma riskleri, sonradan açılabilecek iptal-tazminat davaları ve dolandırıcılık benzeri risklerde ek bir koruma ortaya çıkabilir. Fakat bu tablo, tarafların çoğu işlemde tek avukatla değil, çıkar çatışması nedeniyle fiilen ayrı danışmanlarla ilerlemesini gündeme getirebilir; bu da toplam işlem maliyetini yukarı iter.

Ek maliyet baskısı olur mu?

Evet, kuvvetle muhtemel. Çünkü avukat ücreti, vekaletname gideri, belge toparlama ve bazı işlemlerde ilave inceleme maliyeti doğabilir. Düzenleme “belirli miktarı aşan işlemler” için düşünülüyor olsa da özellikle büyükşehirlerde çok sayıda ikinci el konut satışı da bu eşiklerin içine girebilir. Bu durumda yüksek fiyatlı ama hukuken görece basit işlemlerde vatandaş, mevcut tapu harcının üzerine yeni bir zorunlu gider kalemiyle karşılaşabilir. Türkiye’de tapu harcı zaten gerçek bedel veya en az emlak vergisi değeri esas alınarak alıcı ve satıcıdan ayrı ayrı binde 20 oranında tahsil ediliyor; sisteme zorunlu avukat maliyetinin eklenmesi, özellikle peşin alım yapan orta sınıf alıcıyı daha çok zorlayabilir.

“Tapuda işlem güvenliği daha önce yok muydu?” sorusunun cevabı

Vardı; ama ağırlık merkezi farklıydı. Mevcut güvenlik daha çok kayıt güvenliği, kimlik doğrulama, resmi şekil ve tescil güvenliği üzerine kurulu. Yeni öneri ise bunun yanına “işlem öncesi hukuki filtreden geçme” mantığını yerleştirmeye çalışıyor. Dolayısıyla tartışma, güvenliğin sıfırdan kurulması değil; güvenliğin maliyetli bir profesyonel temsil katmanıyla genişletilmesi.

Peki bu uygulama gerçekten gerekli mi?

Bu sorunun cevabı işlem türüne göre değişiyor. Yüksek tutarlı ticari gayrimenkul, arsa, proje devri, hisseli taşınmaz, şirket aktifindeki varlık satışı, aile içi ihtilaf riski taşıyan devirler veya yabancıya satışlar gibi alanlarda “evet, ciddi fayda üretir” demek mümkün. Buna karşılık standart bir dairenin, bankadan kredi onayı alınmış, tarafları net, boş ve sorunsuz bir satışında zorunlu avukat şartı piyasada “fazladan bürokrasi” olarak algılanabilir. Bu yüzden düzenlemenin isabeti, kapsamın ne kadar dar ve hedefli çizileceğine bağlı olacak.

Rayiç bedel–gerçek bedel boşluğunu doldurur mu?

Kısmen doldurabilir, ama tek başına çözmez. Çünkü tapu harcı mevzuatı zaten gerçek alım-satım bedelinin beyanını istiyor; bu bedel emlak vergisi değerinden düşük olamıyor ve eksik beyan tespit edilirse eksik harç ile ceza uygulanıyor. Yani hukuken zaten “tam bedel” esası var; sorun daha çok beyan-disiplin ve denetim tarafında yaşanıyor. Zorunlu avukat katmanı, taraflara “gerçek bedeli gizlemeyin” baskısı kurabilir, yazılı belgeleri daha tutarlı hale getirebilir ve muvazaalı düşük bedel beyanını azaltabilir. Ama bunun gerçekten işlemesi için avukata sadece “temsil eden imza sahibi” rolü değil, açık bir özen ve uyarı yükümlülüğü tanımlanması gerekir.

Burada kritik nokta şu: teklif metni görülmeden, avukatların “tam bedelin doğruluğunu araştırma” veya “kamu adına harç matrahı denetleme” sorumluluğu üstleneceği söylenemez. Eğer metin sadece “avukatla temsil” derse, bu durum gerçek bedel beyanı konusunda sınırlı etki yaratır. Ama avukata bedel beyanı, ödeme izi, sözleşme-belge uyumu, banka transferi ve taraf iradesi konusunda açık sorumluluk yüklenirse, o zaman düşük bedel gösterme pratiğinde daha görünür bir kırılma olabilir. Yani devletin tapu harcı gelirini artırma potansiyeli var; fakat bu potansiyel, düzenlemenin teknik tasarımına bağlı. Sırf avukatın masada bulunması otomatik olarak “gerçek bedel devri” anlamına gelmez.

Devletin tapu harcı gelirleri artar mı?

Teorik olarak evet. Gerçek bedel beyanı oranı yükselirse, matrah büyür ve harç geliri artar. Özellikle yüksek bedelli konut, arsa ve ticari gayrimenkul işlemlerinde bu etki hissedilebilir. Ancak aynı anda işlem maliyetleri artacağı için bazı taraflar satış kararını erteleyebilir, bazı işlemler bölünebilir veya piyasa daha yavaş akabilir. Bu durumda gelir artışı, “işlem başına daha fazla harç” ile “toplam işlem sayısında olası yavaşlama” arasındaki dengeye bağlı olur.

Piyasaya etkisi hangi segmentte nasıl olur?

Sıfır konut satışları:

Müteahhitten son kullanıcıya yapılan kurumsal satışlarda süreçler zaten daha belgeli olduğu için etkisi sınırlı olabilir. Büyük geliştiriciler ve markalı projeler bunu daha kolay absorbe eder. Ancak tüketicinin peşinat, kredi, masraf toplamı büyüdüğü için dönüşüm oranı bir miktar baskılanabilir.

İkinci el konut satışları:

En hassas alan burası olur. Çünkü ikinci el satışlar hem hacim olarak büyük hem de işlem maliyetine duyarlı. TÜİK’in Ocak 2026 verisine göre ilk el konut satışları 34 bin 69, ikinci el konut satışları ise 77 bin 411 adet oldu; ikinci el pazar açık ara daha büyük. Bu nedenle zorunlu avukat maliyetinin ilk hissedileceği yer ikinci el olacaktır. Özellikle hızlı kapanan, nispeten standart daire satışlarında friksiyon yaratabilir.

Arsa satışları:

Arsalarda hukuki inceleme ihtiyacı daha yüksek olduğu için düzenleme daha rasyonel karşılanabilir. İmar durumu, hissedarlık, geçit, şufa, plan notları, tarla-arsa ayrımı, yola terk, ifraz/tevhit beklentisi gibi riskler nedeniyle avukat incelemesi burada gerçek değer üretir. Arsa piyasasında işlem güvenliğini artırabilir, ama kayıt dışı pazarlık kültürünü de zorlayabilir.

Ticari gayrimenkul satışları:

Ofis, dükkan, depo, fabrika, lojistik ve karma kullanımlı yapılarda düzenlemenin en pozitif karşılanabileceği alan burası olabilir. Çünkü kira sözleşmeleri, tahliye yükleri, ortak alan kullanımı, şirket ve vergi riskleri, ruhsat/iskan uyumu gibi başlıklar ticari varlıklarda daha karmaşıktır. Burada avukat zorunluluğu maliyetten çok “kurumsal güven” unsuru olarak görülebilir.

Projeden satışlar ve maketten satışlar:

Eğer düzenleme yalnızca tapu devrine odaklanırsa etkisi sınırlı kalır; çünkü projeden satışta kritik aşama çoğu zaman tapudan önceki sözleşme safhasıdır. Fakat ön ödemeli konut, satış vaadi, teslim taahhüdü ve cezai şart düzenlemeleriyle bağlantılı kurulursa, tüketici lehine ciddi koruma üretebilir.

TBMM’de geçer mi?

Bugün için en sağlam tespit şu: siyasi irade bunu tartışmaya açtı, ama teklif metni ve Meclis aritmetiği görülmeden “kesin geçer” demek mümkün değil. Bakanlığın açıklaması, bunun 12. Yargı Paketi’ne konulmasının istendiğini gösteriyor; yine de kapsam fazla geniş tutulursa emlak sektörü, vatandaş ve bazı muhalefet partilerinden “maliyet artırıcı düzenleme” eleştirisi gelebilir. Dar kapsamlı, sadece yüksek bedelli ve riskli işlemlere özgü bir modelin geçme ihtimali, tüm piyasaya yayılmış genel bir zorunluluğa kıyasla daha yüksek görünüyor.

Sonuç:

Bu düzenleme doğru tasarlanırsa özellikle yüksek bedelli, karmaşık ve ticari nitelikteki taşınmaz devirlerinde güvenliği artırabilir; yanlış tasarlanırsa ikinci el konut piyasasında işlem maliyetini büyüten yeni bir yük haline gelebilir. Tapuda zaten güvenlik mekanizmaları var; tartışılan şey bunların yerine avukatı koymak değil, bunların üstüne zorunlu hukuki temsil eklemek. Düzenlemenin başarısı üç soruya verilecek cevaba bağlı olacak: Hangi işlemler kapsama girecek, avukatın sorumluluğu ne olacak, vatandaşın maliyeti ne kadar artacak? Bu üç başlık netleşmeden “piyasayı düzeltir” ya da “satışları kilitler” demek erken olur. Ama bugünden görünen tablo, en güçlü etkinin ikinci el konut ve yüksek bedelli arsa/ticari gayrimenkul tarafında hissedileceği yönünde.
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/tapuda-avukatla-temsil-plani-piyasaya-olasi-etkileri-nelerdir-5966.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/tapuda-avukatla-temsil-plani-piyasaya-olasi-etkileri-nelerdir-5966.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/tapuda-avukatla-temsil-plani-piyasaya-olasi-etkileri-nelerdir-5966-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/tapuda-avukatla-temsil-plani-piyasaya-olasi-etkileri-nelerdir-5966.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.uretenankara.com/tapuda-avukatla-temsil-plani-piyasaya-olasi-etkileri-nelerdir/14600/</link>
		   <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 06:01:13 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Çankaya’da atıklar ekonomiye kazandırılıyor</title>
		   <description><![CDATA[Çankaya Belediyesi, geri dönüşüm çalışmalarını sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda sürdürürken çevre bilincinin yaygınlaştırılması amacıyla kamu kurumları, konut siteleri, okullar ve işletmelerle iş birliğini sürdürüyor]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Kaynağında ayrıştırılarak toplanan geri dönüşüm atıkları, belediye ekipleri tarafından belirlenen program dahilinde düzenli olarak alınarak geri dönüşüm sürecine kazandırılıyor.

Çankaya Belediyesi, ilçenin farklı noktalarına yerleştirilen geri dönüşüm atık konteynerleri ile cam, plastik, metal ve kağıt gibi atıkların kaynağında ayrıştırılarak geri dönüştürülmesini sağlıyor. Sokak ve caddelere yerleştirilen konteynerlerin yanı sıra iş birliği yapılan kamu kurumları, konut siteleri, okullar ve işletmelere yerleştirilen konteynerler de düzenli olarak boşaltılarak atıklar geri dönüşüm sistemine dahil ediliyor.

HER ATIK AYRI KONTEYNERLERDE TOPLANIYOR

Geri dönüştürülmeye uygun kağıt, cam, metal ve plastik atıkların yanı sıra tekstil atıkları, atık piller, atık elektrikli ve elektronik eşyalar, atık ilaçlar, bitkisel atık yağlar, ömrünü tamamlamış lastikler ile hacimli atıklar ilçenin farklı noktalarında bulunan konteynerlerde toplanarak geri dönüşüme kazandırılıyor.

Çankaya Belediyesi’nin ayrıca geri kazanılabilir atıkların diğer atıklarla karıştırılmadan kaynağında ayrı şekilde toplanmasını sağladığı Birlik ve Alacaatlı mahallelerinde 1. Sınıf Atık Getirme Merkezleri de bulunuyor.

KAMU KURUMLARI DA DESTEK VERİYOR

Atıkların geri kazanımıyla hem atık miktarı azaltılıyor hem de çevre ve ekonomi için önemli bir kazanım sağlanıyor. Çankaya Belediyesi ekipleri, ilçe genelinde bulunan geri dönüşüm konteynerlerini belirlenen program doğrultusunda düzenli olarak boşaltarak sistemin kesintisiz işlemesini sağlıyor. Böylece hem çevre kirliliğinin önüne geçiliyor hem de vatandaşların geri dönüşüme aktif katılımı destekleniyor.

 

 
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/cankaya-da-atiklar-ekonomiye-kazandiriliyor-412.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/cankaya-da-atiklar-ekonomiye-kazandiriliyor-412.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/cankaya-da-atiklar-ekonomiye-kazandiriliyor-412-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/cankaya-da-atiklar-ekonomiye-kazandiriliyor-412.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.uretenankara.com/cankaya-da-atiklar-ekonomiye-kazandiriliyor/14599/</link>
		   <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 18:01:40 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Sincan Akşemsettin mahallesi bebek kütüphanesine kavuşuyor</title>
		   <description><![CDATA[Sincan Belediyesi 0-3 yaş grubundaki çocuklar ve annelerine yönelik önemli bir projeyi daha hayata geçiriyor]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Akşemsettin Mahallesi, Bebek Kütüphanesine kavuşuyor. Sincan’da ikinci olacak Bebek Kütüphanesi ile çocuklar erken yaşta kitaplarla tanışma fırsatı bulacak. Minikler eğlenceli ve öğretici etkinliklerle hem keyifli vakit geçirecek, hem de gelişimlerine katkı sağlayacak.

Okul öncesi eğitime verdiği destekle büyük takdir toplayan, ilçeye 8 kreş, 7 anne çocuk oyun evi kazandıran Sincan Belediyesi ikinci bebek kütüphanesini hizmete açmak için gün sayıyor.

İlki Atatürk Mahallesinde 2020 yılından bu yana hizmete devam eden bebek kütüphanesinin ikincisi Akşemsettin Mahallesine yapılıyor.

Yeni bebek kütüphanesi de ilki gibi 0-3 yaş grubundaki çocuklar ve annelerine hizmet verecek. Anneler çocuklarıyla birlikte bebek kütüphanesine giderek öğretmenler eşliğinde eğitici ve öğretici etkinliklere katılabilecek.

Modern ve güvenli bir şekilde tasarlanan kütüphanede; yaş gruplarına uygun kitaplar, materyaller, oyun alanları, oyuncaklar yer alacak. Öğretmenler eşliğinde düzenlenecek programlarla minikler eğlenerek öğrenecek. Akranlarıyla iletişim kuran çocukların dil ve konuşma becerileri gelişecek. Çeşitli atölyelerle ince ve kaba motor becerileri gelişecek.

Yeni bebek kütüphanesi hem çocukların kitaplarla erken yaşta bağ kurmasına katkı sağlayacak, hem de anneler sosyal hayata daha aktif katılım sağlayacak.

Bebek kütüphanesinde anneler için de etkinlikler, çeşitli söyleşiler düzenlenecek. Aile danışmanlık hizmetiyle anneler; aile ve çocukla ilgili sorunları uzman psikologlarla birebir görüşebilecek.
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/sincan-aksemsettin-mahallesi-bebek-kutuphanesine-kavusuyor-3850.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/sincan-aksemsettin-mahallesi-bebek-kutuphanesine-kavusuyor-3850.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/sincan-aksemsettin-mahallesi-bebek-kutuphanesine-kavusuyor-3850-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/sincan-aksemsettin-mahallesi-bebek-kutuphanesine-kavusuyor-3850.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.uretenankara.com/sincan-aksemsettin-mahallesi-bebek-kutuphanesine-kavusuyor/14598/</link>
		   <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 18:00:59 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Bağlıca spor merkezi yakında kapılarını açacak</title>
		   <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), Etimesgut Bağlıca’da yapımı tamamlanan yeni modern spor merkezini hizmete açmaya hazırlanıyor.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Toplam 9 bin 770 metrekarelik alanda inşa edilen merkez; 25 metre uzunluğunda, 12 buçuk metre eninde yarı olimpik yüzme havuzu, 780 metrekarelik kapalı basketbol sahası, fitness salonları, etkinlik amfisi, açık basketbol, badminton ve voleybol sahaları, çocuk oyun alanları, köpek eğitim alanı, kafe ve kapalı otopark gibi çok sayıda alanı bünyesinde barındırıyor.  

Çok yakında kapılarını açacak olan spor merkezi, yalnızca profesyonel sporculara değil, spor yapmak isteyen tüm Başkentlilere hizmet verecek. Modern, güvenli ve donanımlı bir ortamda spor yapma imkânı sunacak merkez, bölgenin sosyal yaşamına da canlılık kazandırarak Etimesgut’un yeni buluşma noktalarından biri olacak.
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/baglica-spor-merkezi-yakinda-kapilarini-acacak-8938.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/baglica-spor-merkezi-yakinda-kapilarini-acacak-8938.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/baglica-spor-merkezi-yakinda-kapilarini-acacak-8938-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/baglica-spor-merkezi-yakinda-kapilarini-acacak-8938.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.uretenankara.com/baglica-spor-merkezi-yakinda-kapilarini-acacak/14597/</link>
		   <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 17:51:38 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Ankara'nın turizmdeki kabiliyetleri Berlin'de görücüye çıktı</title>
		   <description><![CDATA[Ankara Ticaret Odası, dünyanın en büyük ve en prestijli turizm fuarlarından biri olan “ıtb Berlin uluslararası turizm fuarı”na stant açarak katıldı.]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Ankara Ticaret Odası dünyanın en büyük ve en prestijli turizm fuarları arasında gösterilen “ITB Berlin Uluslararası Turizm Fuarı”nda stant açarak, Başkent’in turizm potansiyelini tanıttı

Ankara’nın 2026 yılı “Türk Dünyası Turizm Başkenti” olarak seçildiğini hatırlatan ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, “Başkentimizi küresel turizm haritasında güçlü bir marka şehir haline getirmeyi hedefliyoruz” dedi.

Ankara Ticaret Odası, bu yıl 3-5 Mart tarihleri arasında, Almanya’nın Başkenti Berlin’de, “60 yıllık mirasın ardındaki hikâyeleri keşfedin” temasıyla kapılarını açan ve küresel seyahat ve turizm endüstrisinin en önemli buluşma noktalarından biri olan “ITB Berlin Uluslararası Turizm Fuarı”na stant açarak katıldı. ATO Başkanı Gürsel Baran ile aralarında ATO Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ömer Çağlar Yılmaz, ATO Şehir Tanıtımı ve Kalkınması Özel İhtisas Komisyonu Başkanı Birol Akman ve ATO Turizm Geliştirme Özel İhtisas Komisyonu Başkanı Muhammet Sarıtaş’ın da yer aldığı ATO heyeti, fuar süresince Başkent’in tarihi, kültürel ve sağlık turizmi potansiyelini tanıtım çalışmalarına bizzat yerinde katılarak, küresel turizm sektörü aktörlerine Ankara’yı anlattı.

Ankara’nın, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan iki önemli değeri Gordion ve Arslanhane Camii ile Ankara’nın turizm potansiyelinin ve “Health Ankara” markası adı altında ise sağlık turizmi potansiyelinin tanıtıldığı, 54 metrekarelik ATO Standı’na fuarda yoğun ilgi gösterildi.

Ankara’yı uluslararası turizm pazarında daha güçlü bir konuma taşıyacağız

ITB Berlin Fuarı kapsamında değerlendirmelerde bulunan ATO Başkanı Gürsel Baran, fuarın dünya turizm sektörü açısından stratejik bir platform olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Ankara Ticaret Odası olarak, dünya turizm sektörünün kalbinin attığı bu önemli platformda yer alarak, Başkentimizin turizm potansiyelini uluslararası vitrine taşıyoruz. Sağlık turizmi başta olmak üzere kongre, fuar, kültür ve termal turizm alanlarında sahip olduğumuz güçlü altyapıyı ve birikimi uluslararası sektör temsilcileriyle paylaşıyoruz. Ankara, tarihi mirası, kültürel zenginliği, sağlık turizmi kapasitesi ve ulaşım imkânlarıyla turizmde çok önemli bir potansiyele sahip. Başkentimizi küresel turizm haritasında çok daha güçlü bir konuma taşımayı hedefliyoruz”
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/ankara-nin-turizmdeki-kabiliyetleri-berlin-de-gorucuye-cikti-7170.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/ankara-nin-turizmdeki-kabiliyetleri-berlin-de-gorucuye-cikti-7170.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/ankara-nin-turizmdeki-kabiliyetleri-berlin-de-gorucuye-cikti-7170-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/ankara-nin-turizmdeki-kabiliyetleri-berlin-de-gorucuye-cikti-7170.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.uretenankara.com/ankara-nin-turizmdeki-kabiliyetleri-berlin-de-gorucuye-cikti/14596/</link>
		   <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 17:50:53 +0300</pubDate>
		   </item><item>
		   <title>Türkiye'de E-Ticaret ekosisteminin geleceği: 2026'ya yön veren mega trendler</title>
		   <description><![CDATA[Dijitalleşmenin hız kazanması, mobil teknolojilerin yaygınlaşması ve yapay zekâ destekli sistemlerin ticaret süreçlerine entegre edilmesi, Türkiye’de e-ticaret ekosistemini köklü bir dönüşüm sürecine taşıyor]]></description>
		   <content:encoded><![CDATA[Tüketici davranışlarının değişimi, lojistik altyapı yatırımları, sınır ötesi satış fırsatları ve veri odaklı pazarlama stratejileri, 2026’ya doğru sektörde yeni bir büyüme modelini şekillendiriyor.

ME Consultancy Kurucusu Murat Erdör, Türkiye’de e-ticaretin önümüzdeki dönemde yalnızca hacimsel olarak değil; yapısal ve stratejik olarak da farklı bir evreye geçeceğini belirtiyor. Erdör’e göre, 2026 itibarıyla rekabet avantajı; teknoloji yatırımı, veri analitiği, müşteri deneyimi ve güven odaklı stratejilerin birleşimiyle sağlanacak.

2026’ya giderken e-ticaret altyapılarında yapay zekâ uygulamaları artık bir tercih değil, operasyonel sürdürülebilirlik açısından zorunluluk olarak konumlanıyor. Akıllı öneri sistemleri, dinamik fiyatlandırma modelleri, talep tahminleme, stok optimizasyonu ve otomatik kampanya kurguları; hem maliyetleri düşürüyor hem de dönüşüm oranlarını artırıyor. Özellikle büyük veri analitiği ile desteklenen tahminleme sistemleri sayesinde şirketler, sezonluk dalgalanmaları ve tüketici eğilimlerini önceden öngörebiliyor.

Yapay zekâ aynı zamanda müşteri segmentasyonunu daha mikro seviyeye indirerek, her kullanıcı için farklı bir dijital vitrin oluşturulmasına imkân tanıyor. Bu durum, sepete ekleme oranlarından tekrar satın alma davranışına kadar tüm metriklerde doğrudan iyileşme sağlıyor.

Erdör, bu dönüşümü şu sözlerle değerlendiriyor: “Yapay zekâ, yalnızca satış artıran bir araç değil; doğru ürün, doğru zaman ve doğru müşteri eşleşmesini sağlayan stratejik bir kaldıraçtır. 2026’da veriyi anlamlandırabilen markalar öne çıkacak.”

Chatbot, sesli asistan ve otonom müşteri hizmetleri çözümleri sayesinde 7/24 kesintisiz hizmet sunulması, tüketici beklentilerini yeniden tanımlarken; insan müdahalesini daha stratejik noktalara taşıyor. Bu da hem operasyonel verimlilik hem de müşteri memnuniyeti açısından çift yönlü bir kazanım yaratıyor.

Sınır Ötesi E-Ticaret Türkiye İçin Stratejik Fırsat

Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı, genç ve dijital adaptasyonu yüksek nüfusu ile stratejik coğrafi konumu; sınır ötesi e-ticaret açısından önemli bir potansiyel barındırıyor. Özellikle Avrupa, Orta Doğu ve Türk Cumhuriyetleri pazarları; lojistik avantaj ve kültürel yakınlık nedeniyle Türk markaları için erişilebilir ve ölçeklenebilir büyüme alanları sunuyor.

Gelişen dijital ödeme sistemleri, yerelleştirilmiş dil ve para birimi entegrasyonları ile küresel pazar yerleri üzerinden satış yapmak artık teknik olarak daha kolay hale geliyor. Ancak rekabetin artması, markaların yalnızca ürün kalitesiyle değil; operasyonel hız, müşteri hizmetleri ve yerel pazara uygun iletişim stratejileriyle de fark yaratmasını gerektiriyor.

Erdör’e göre 2026’da e-ihracat, Türkiye’de e-ticaret büyümesinin en kritik dinamiklerinden biri olacak: “Yerel başarı artık yeterli değil. Markaların ölçeklenebilir büyüme için küresel entegrasyonu stratejik öncelik haline getirmesi gerekiyor.”

Önümüzdeki dönemde mikro ihracat modelleri, KOBİ’lerin küresel rekabete daha düşük maliyetle katılımını destekleyecek ve e-ihracatın tabana yayılmasını hızlandıracak.

Sosyal Ticaret ve İçerik Odaklı Satış Yükselişte

Sosyal medya platformları, geleneksel reklam mecrası olmanın ötesine geçerek doğrudan satış kanalına dönüşüyor. Özellikle video içerik, canlı yayın alışverişleri ve kullanıcı deneyimlerini merkeze alan içerikler; satın alma karar sürecini kısaltıyor. Genç tüketici kitlesi için sosyal kanallar yalnızca keşif alanı değil, aynı zamanda güven mekanizması işlevi görüyor. Kullanıcı yorumları, içerik üreticilerinin deneyim paylaşımları ve gerçek zamanlı geri bildirimler; marka söyleminden daha güçlü bir ikna unsuru haline geliyor.

Kısa video formatları ve algoritma destekli içerik dağıtımı, ürün keşfini hızlandırırken; markalar için performans odaklı satış modellerini daha ölçülebilir kılıyor. 2026’da içerik ile ticaret arasındaki sınır daha da belirsizleşecek; içerik üretimi satış stratejisinin merkezine yerleşecek.

Hızlı Teslimat ve Mikro Lojistik Rekabeti

Büyük şehirlerde aynı gün, hatta birkaç saat içinde teslimat beklentisi standart hale gelirken; lojistik altyapı markalar için en önemli rekabet unsurlarından biri haline geliyor. Mikro depolama merkezleri, karanlık mağaza (dark store) yapılanmaları ve yapay zekâ destekli rota optimizasyonu çözümleri, operasyonel verimliliği artırıyor.

Son kilometre teslimat maliyetlerinin optimize edilmesi, kârlılık açısından belirleyici olurken; teslimat hızı müşteri memnuniyetini doğrudan etkiliyor. Aynı zamanda kolay ve hızlı iade süreçleri, özellikle moda ve elektronik kategorilerinde satın alma kararını hızlandıran bir güven unsuru olarak öne çıkıyor.

Erdör’e göre, “2026’da lojistik performansı zayıf olan markaların dijital pazarlama başarısı sürdürülebilir olmayacak.”

Bu nedenle e-ticaret yatırımlarının yalnızca dijital arayüzle sınırlı kalmaması; depo, dağıtım ve tedarik zinciri optimizasyonunu da kapsayan bütüncül bir dönüşüm modeliyle ele alınması gerekiyor.

Veri Güvenliği ve Şeffaflık Öncelik Kazanıyor

Dijital alışveriş hacmi büyüdükçe veri güvenliği ve kişisel bilgilerin korunması konusu daha stratejik bir başlık haline geliyor. Tüketici, yalnızca uygun fiyat ya da hızlı teslimat değil; güvenli ödeme altyapısı, açık veri politikası ve şeffaf iletişim talep ediyor.

Özellikle veri ihlalleri ve siber güvenlik riskleri, marka itibarını kısa sürede zedeleyebiliyor. Bu nedenle güçlü şifreleme sistemleri, iki aşamalı doğrulama süreçleri ve açık rıza politikaları, 2026 itibarıyla standart uygulamalar haline gelecek.

Yeni Dönemin Anahtarı: Entegre ve İnsan Odaklı Strateji

Türkiye’de e-ticaret ekosistemi 2026’ya doğru büyürken, kazanan markalar teknoloji yatırımı ile insan odaklı yaklaşımı dengeleyenler olacak. Veri analitiği, yapay zekâ, lojistik optimizasyon ve dijital pazarlama araçları; ancak doğru stratejik çerçevede bir araya geldiğinde sürdürülebilir değer üretebiliyor.

Murat Erdör’e göre yeni dönemin özeti net: “E-ticaret artık yalnızca ürün satmak değil; güven, hız, deneyim ve anlam sunmaktır. 2026’da fark yaratan markalar, tüketiciyi veriyle analiz eden değil, veriyi empatiyle yorumlayan markalar olacak.”

Türkiye’nin genç nüfusu, dijital adaptasyon hızı ve üretim kapasitesi; e-ticaret ekosisteminin bölgesel bir güç haline gelme potansiyelini destekliyor. Ancak bu potansiyelin sürdürülebilir başarıya dönüşmesi; entegre strateji, güçlü altyapı yatırımı ve tutarlı marka yönetimi ile mümkün olacak.
]]></content:encoded>
		   <image>https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/turkiye-de-e-ticaret-ekosisteminin-gelecegi-2026-ya-yon-veren-mega-trendler-3140.jpg</image>
		   <media:content url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/turkiye-de-e-ticaret-ekosisteminin-gelecegi-2026-ya-yon-veren-mega-trendler-3140.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/turkiye-de-e-ticaret-ekosisteminin-gelecegi-2026-ya-yon-veren-mega-trendler-3140-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.uretenankara.com/images/haberler/2026/03/turkiye-de-e-ticaret-ekosisteminin-gelecegi-2026-ya-yon-veren-mega-trendler-3140.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
		   <link>https://www.uretenankara.com/turkiye-de-e-ticaret-ekosisteminin-gelecegi-2026-ya-yon-veren-mega-trendler/14595/</link>
		   <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 17:45:31 +0300</pubDate>
		   </item></channel>
</rss>