Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen geniş çaplı soruşturma, devlet kurumlarının adını kullanarak gerçekleştirilen akılalmaz bir dolandırıcılık ağını gün yüzüne çıkardı. Şüphelilerin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün adını, iş ve işlemlerini kullanarak organize bir suç ağı kurdukları tespit edildi.
Bakanlık Antetli Sahte Sözleşmeler ve Paravan Şirketler
Bakanlık veya bağlı kuruluşlarla hiçbir resmi bağı bulunmayan şebeke üyelerinin, kendilerini üst düzey bakanlık personeli olarak tanıttıkları öğrenildi. Kurdukları bu profesyonel ağ sayesinde vatandaşların güvenini kazanan dolandırıcılar, bakanlık antetli sahte evraklar düzenleyerek mağdurlara gerçeğe aykırı gayrimenkul ve arsa tahsis sözleşmeleri imzalattı. Şüphelilerin, haksız kazançlarını aklamak ve daha fazla kişiyi ağlarına düşürmek amacıyla çok sayıda paravan şirket kurdukları da belirlendi.MASAK Raporu Vurgunun Boyutunu Ortaya Koydu: 2.7 Milyar TL'lik Trafik
Soruşturma dosyasında yer alan finansal veriler, olayın devasa boyutunu gözler önüne serdi. Yapılan ilk incelemelerde, sadece dosyada yer alan 23 müştekiden toplam 642 milyon 853 bin TL haksız kazanç sağlandığı saptandı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan detaylı hesap raporlarına göre ise, şüphelilerin kurdukları bu paravan şirketler üzerinden oluşturdukları yasa dışı para trafiğinin toplam hacmi 2 milyar 764 milyon 841 bin 922 TL’ye ulaştı.23 İlde 118 Şüpheliye Eş Zamanlı Baskın
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla harekete geçen Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri operasyon için düğmeye bastı. Şüpheliler hakkında "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak", "Nitelikli Dolandırıcılık" ile "Resmi ve Özel Belgede Sahtecilik" suçlarından yasal işlem başlatıldı. Bu kapsamda haklarında gözaltı kararı verilen 118 şüphelinin yakalanması için Ankara merkezli 23 ilde eş zamanlı şafak operasyonları düzenlendi.Soruşturmanın Başsavcılık tarafından büyük bir titizlikle sürdürüldüğü, ele geçirilen sahte mühür, evrak ve dijital materyallerin incelenmesiyle mağdur sayısının ve vurgun miktarının daha da artabileceği değerlendiriliyor.