Özdebir, önümüzdeki dönemlerde sağlıklı ve kaliteli bir büyüme performansı ortaya koyabilmek için, TL’deki değer kaybının avantaja çevrilerek, ihracata önem verilmesi, özellikle de toplam ihracat içindeki yüksek teknoloji gerektiren malların payının arttırılması gerektiğini vurguladı. Özdebir, “İmalat sanayinin ilk çeyrekteki yüzde 8,7 büyümesinden sonra, ikinci çeyrekte yüzde 4,7 büyümüş olması sanayinin büyüme açısından ne derece önemli olduğunun göstergesidir.
BÜYÜMENİN LOKOMOTİFİ ÜRETİCİDİR
Özellikle inşaat sektörünün yüzde 0,8’lik büyümenin inşaatta yavaşlama olduğunu gösterdiğini söyleyen Özdebir; ‘İnşaat sektörünün büyüme üzerinde yarattığı açığın bu yıl imalat sanayi ile kapatılması zorunlu hale gelmiştir.” diye konuştu. Önümüzdeki dönemde baz etkisinden dolayı büyümede yavaşlamanın ortaya çıkacağını söyleyen Özdebir, “Büyümenin lokomotifi üreticilerdir. Bu yüzden ekonominin gelecek dönemlerde yüksek büyüme performansı ortaya koymak için üreticilerin desteklenmesi ve ayakta kalması gerekir. Üreticinin kazanması lazım, aksi halde üretimden çıkar. Türkiye’nin bekası için üretim gücü çok değerlidir. Yani üretici kazanırsa Türkiye kazanır, üretici kaybederse Türkiye üretim gücünü kaybeder” ifadesini kullandı
BÜYÜMENİN LOKOMOTİFİ ÜRETİCİDİR
Özellikle inşaat sektörünün yüzde 0,8’lik büyümenin inşaatta yavaşlama olduğunu gösterdiğini söyleyen Özdebir; ‘İnşaat sektörünün büyüme üzerinde yarattığı açığın bu yıl imalat sanayi ile kapatılması zorunlu hale gelmiştir.” diye konuştu. Önümüzdeki dönemde baz etkisinden dolayı büyümede yavaşlamanın ortaya çıkacağını söyleyen Özdebir, “Büyümenin lokomotifi üreticilerdir. Bu yüzden ekonominin gelecek dönemlerde yüksek büyüme performansı ortaya koymak için üreticilerin desteklenmesi ve ayakta kalması gerekir. Üreticinin kazanması lazım, aksi halde üretimden çıkar. Türkiye’nin bekası için üretim gücü çok değerlidir. Yani üretici kazanırsa Türkiye kazanır, üretici kaybederse Türkiye üretim gücünü kaybeder” ifadesini kullandı









