Reklam

'Sürdürülebilirlik stratejik önceliğimiz'

Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Gamze Yalçın, “Biz yüz yıllık bir kurumuz. İkinci yüzyılımıza hazırlanıyoruz. Sürdürülebilirlik bizim için her...

'Sürdürülebilirlik stratejik önceliğimiz'
16 Haziran 2022 - 08:12

İş Bankası’nın sürdürülebilirlik konusunda izlediği politika ve sahiplendiği yaklaşımla ilgili bilgi alabilir miyiz?

Sürdürülebilirlik ve sürdürülebilir kalkınma, İş Bankası’nın kurulduğu günden bu yana iş modelinin temelinde yer aldı. Her zaman öncelikli stratejik alanımız oldu. Türkiye’nin iktisadi kalkınmasından, çevresel, kültürel, sosyal kalkınmasına kadar pek çok alanda bu konuda faaliyetlerde bulunduk. DNA’mızda yer alan bir kavram ama kullandığımız metodolojileri ve hedeflemelerimizi küresel dinamikler paralelinde gözden geçiriyoruz. 

Sürdürülebilirliğin çevresel, sosyal, ekonomik pek çok boyutu var. Bunu sistematik ve metotlu bir şekilde yönetebilmek için öncelikle bir sürdürülebilirlik yönetim sistemi oluşturduk. Yönetim Kurulu’nun gözetiminde ve İcra Kurulu üyelerinin de katılımıyla Sürdürülebilirlik Komitesi tesis ettik. Çalışmalarımızı buradan yönlendiriyoruz. Tabii ki bu, Bankamızda yukarıdan aşağıya, aşağıdan yukarıya tüm çalışanların katılımını, katkısını gerektiren ve kapsayıcı olarak ele alınan bir konu.

Karbon nötr hedefi, yeşil dönüşüm, cinsiyet eşitsizliğinin giderilmesi, doğanın, korunması... İş Bankası bu konulara nasıl yaklaşıyor? İklim krizi ile küresel iklim değişikliği ile mücadele çerçevesinde alınan inisiyatifleri öğrenebilir miyiz?

İklim değişikliği günümüzün en önemli konularından biri. Zaman daralıyor, kaynaklar azalıyor. Bu anlamda yaptığımız çalışmaları hızlıca somut sonuçlarla görebilmemiz lazım. Sürdürülebilirlik ülkeler için bir kalkınma modeli, şirketler için bir iş modeli, bireyler için de bir yaşam biçimi. Bu perspektiften baktığımızda, biz de sorumluklarının bilincinde, kapsayıcı ve katma değer üretmeye çalışan bir şirket olarak, çalışmalarımızı bu eksende yürütüyoruz.

Çalışmalarımızı sadece yerel boyutta değil, uluslararası kriterleri de dikkate alarak şekillendiriyor, hatta bu alandaki hedeflemelerimizde son derece iddialı davranıyoruz. Gururla paylaşmak isterim ki nisan ayında ‘Net Sıfır Bankacılık Birliği’ne üye olduk. Bu, küresel bankacılık sisteminin aktif büyüklüğü olarak yüzde 40’ını oluşturan bankaların Birleşmiş Milletler nezdinde oluşturduğu bir girişim. Kriterleri var ve hedef de 2050 yılı itibarıyla Paris Anlaşması çerçevesinde net sıfır emisyona ulaşmak. Bu önemli bir konu başlığı ama yaptıklarımız tabii ki bununla sınırlı değil.

Bu alanda tarımdan bireysel bankacılığa kadar yaptığımız pek çok çalışma var. Bireysel alanda Geleceğe Orman ürünümüzden, tarım alanında İmece Mobil’e kadar, kullandırdığımız yenilenebilir enerji kredilerinden, kadınların desteklenmesine kadar çok geniş bir yelpazede, her segmenti, her alana özgü dinamikleri gözeterek çözümler sunuyoruz.

Bankaların özel de bir konumu var, sadece kendilerinin sürdürülebilir olması yetmiyor. Müşterileri de çok önemli. İş Bankası kendi operasyonlarında sürdürebilirlik ve eşitsizliklerin giderilmesi perspektifiyle sunduğu ürün ve hizmet, finansman modelleri nelerdir?

Sürdürülebilirliğin firmalar için bir iş modeli olduğundan bahsetmiştim. Biz de İş Bankası olarak sürdürülebilirliği uçtan uca bir iş modeline dönüştürüyoruz. Temin ettiğimiz kaynağın sürdürülebilir nitelikli olmasından, bu kaynağın sürdürülebilir nitelikli ürün ve hizmetlere dönüştürülüp müşterilerimize sunulmasına uzanan bir iş modelimiz var. Çünkü biliyoruz ki sadece kendi operasyonlarımızdan kaynaklanan emisyonları sıfırlamak, nihayetinde bizi net sıfır hedefine ulaştıramayacak.

Temel fonksiyonumuzun kaynak temin edip kaynak kullandırmak olduğunu düşündüğümüzde, kullandırdığımız kaynağın nasıl kullanıldığı, sürdürülebilirlik perspektifine uygun olup olmadığı, takibi, emisyonlarının ölçülmesi önem kazanıyor. Bu konuyu sorumluluğumuz olarak algılıyoruz ve ekonomide yeşil dönüşümü destekleyecek şekilde çalışıyoruz.

Özel teklifler sunuyor musunuz?

Kurumsal bir firmaya sunduğumuz ürün ve hizmetler ya da uyguladığımız çevresel sosyal risk analizi yaklaşımı tabii ki daha küçük çaplı bir firmaya kullandırdığımız kredi için uyguladığımız sistemden farklılık gösteriyor. Keza ürünlerin niteliği de… Portföyümüze baktığımızda kurumsal mahiyetteki kredilerimizin içerisinde önemli bir paya sahip olan yenilenebilir enerji üretim projelerinin yüzde 80’i sürdürülebilir mahiyette. Ama bu demek değil ki diğer segmentlere bu alanda hiçbir çözümümüz yok. Çevreci işyeri kredisinden tutun,  “İş’te Güneş Kredisi”ne, elektrikli şarj ünitelerinin finansmanından kadının desteklenmesine kadar bu alanda çok geniş bir ürün yelpazemiz var.

‘İDDİALI HEDEFLE ÇALIŞIYORUZ’

Bilgilendirme, bilinçlendirme, eğitim konusunda nasıl bir politika izliyorsunuz?  Sürdürebilirliğin bir politika olması dışında herkese aşılanması gerekiyor. Neler yapıyor İş Bankası bu konuda?

Çok şanslıyız ki çok dinamik ve bu konuyu zaten içselleştirmiş bir çalışan kitlemiz var. Önemli olan bu kadar iddialı, heyecanlı, genç arkadaşlarımızı doğru kanalize etmek, sistematik olarak yönlendirebilmek. Müşterilerimiz açısından hedefimiz ise faaliyet gösterdikleri sektörleri gözeterek o sektörün dinamiklerini dikkate alarak bir farkındalık yaratmak.

Örneğin, tarım konusu bizim öncelikli alanlarımızdan biri. Gıda güvenliği ve kaynak verimliliği çok önemsediğimiz alanlar. Tarımla teknolojiyi, dijitali birleştirip, gerek finansal gerekse sürdürülebilirlik ve dijital okuryazarlığı artırmak üzere iştirakimiz Softtech Ventures ile İmece Mobil adında bir uygulama geliştirdik.

Bunun yanı sıra KOBI’lere yönelik bilgilendirici toplantılar düzenliyor, danışmanlık alanında ve kaynak verimliliğini artırmak için neler yapabiliriz bunu da ele alıyoruz. Sektör olarak yaptıklarımız çok anlamlı ve değerli. Daha da iyisi için İş Bankası olarak iddialı bir hedefle çalışmaya devam ediyoruz.

‘DÜNYA BİZİM GELECEK BİZİM’

Kadınlar için neler yapıyorsunuz? 

İş Bankası gibi bir kurumda çalıştığım için bir kadın olarak kendimi çok şanslı hissediyorum. 1924 yılında kurulduğumuz döneme dair fotoğraflarda kadının yerini görünce hakikaten bu beni gururlandırıyor. Biz kadını sadece toplumsal hayatta, çalışma hayatında değil, her alanda desteklemek istiyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliği politikamız da buradan hareketle kaleme alındı.

Ekonomik kalkınmayı toplumun bir yarısından muaf tutamazsınız. O yüzden kadınların mevcudiyetinin her şeyden önce bir zenginlik katacağına inanıyoruz. Toplumdaki birtakım rolleri nedeniyle kendini baskı altında hisseden, çalışma hayatında potansiyeli itibarıyla çok daha iyi yerlere gelebilecek olan nice kadın var. Biz de kadın çalışanlarımızı çeşitli programlarla destekliyoruz. 

Kadın çalışanların o yollardan geçmiş ya da geçmekte olan arkadaşlarıyla mentörlük kapsamında bir araya gelmesini çok önemsiyorum. Konuyu sadece kadınların ekonomiye kazandırılması, girişimlerin desteklenmesi değil, bulundukları yerde desteklenmeleri olarak da algılamalıyız ve o yönde çaba sarf etmeliyiz. Gelecek için buna mecburuz. Biz yüz yıllık bir kurumuz. İkinci yüzyılımıza hazırlanıyoruz. Sürdürülebilirlik bizim için her zaman bir stratejik öncelik oldu ve iş modelimizi “Dünya bizim, gelecek bizim” mottosuyla da birleştiriyoruz ve pekiştirmek istiyoruz.

Reklam

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum