Reklam

Ünlü avukat Mustafa Ateş'ten 'süresiz nafaka' uyarısı

Yargıtay eski üyesi emekli aile hakimi ve Türkiye’nin önde gelen aile hukuku uzmanı avukat ve danışman Mustafa Ateş, süresiz nafaka uygulaması nedeniyle kadınların ve erkeklerin yeniden evlenmek istemediğini belirterek, ‘bu uygulama, Türkiye’de nikahsız birlikteliklerin artırmasına, dolayısıyla, Türk aile yapısının temelden sarsılmasına neden olmuştur’ dedi

Ünlü avukat Mustafa Ateş'ten 'süresiz nafaka' uyarısı
22 Haziran 2022 - 19:54
Hukukun temel işlevinin adaleti sağlamak ve toplumsal düzeni korumak olduğunu ancak mevcut yasalarda bir tarafı korumak adına yapılan iyi niyetli düzenlemelerin, diğer tarafı mağdur ettiğinin görüldüğünü ifade eden Ateş, ‘örneğin; 6 ay evli kaldığı eşine, boşandıktan sonra 18 yıldır nafaka ödeyen erkekler var. Bu mağduriyeti yaşayan bir erkek, yeniden evlenmek istemediği gibi, kadınlarda hali hazırdaki nafaka gelirinden mahrum kalmamak için yeniden evlenmiyor. Bu yüzden, her iki tarafta nikahtan kaçınmakta, nikahsız birliktelikler ile yaşamını sürdürmeyi tercih ettiği görülmektedir’ dedi

Medeni kanunundaki mevcut düzenlemelerin ve uygulamaların Türk aile yapısını güçlendirmek yerine temelden sarsılmasına zemin teşkil ettiğini öne süren Ateş, ‘Aslında, süresiz nafaka uygulaması kadını koruyormuş gibi gözükse de -ne kadar sevse veya aşık olsa da- nikah yapmaya isteksizliği artırıyor. Eğer mevcut yasalar değiştirilmez ise nikahlı evlilik oranı oldukça azalacaktır’ dedi.

Süresiz nafakadan kurtuluşun tek formülü; yeni bir nikah

6284’ün haksız yere uygulanmasının yanı sıra süresiz nafaka yükümlülüklerinin erkekleri hırçınlaştırdığını, bununda istenmeyen olayları tetiklediğini öne süren Mustafa Ateş şunları söyledi;

‘Bu yasadan mağdur olanlar, ‘ben ne yapabilirim de süresiz nafakadan kurtulabilirim’ diye yakınmaktadır. Mevcut kanunlara göre kadın yeni bir nikah yaparsa, erkek süresiz nafakadan kurtulabilir. Boşanma hakkı, kimi kötü niyetli kimseler tarafından karşı tarafa maddi veya manevi zarar verme amacıyla kullanılan bir tehdit unsuru olarak kullanıldığı görülmektedir. Şu unutulmamalıdır ki; Aile, kadın ve erkekten oluşur. Bunu korumak, tüm hukukçuların ve yasa yapıcıların görevidir. Kadınların, erkeklerin ve çocukların haklarını güvence altına alan, günümüzün değişen koşulları ve tarafların itirazlarını dikkate alarak güncelleştirilmiş aile hukuku düzenlemesine ihtiyacımız var. Tarafların sorumlulukları adaletli bir şekilde dağıtılmadığı sürece toplumsal krizleri tetikleyebilir. Netice de aile şefkatinden ve kanuni haklardan mahrum, duygusal boşlukları olan nesillerin büyümesine neden olunur. Bu konuda üzerimize düşen ne varsa katkıda bulunmaktan çekinmeyeceğimizin bilinmesini isterim’

Daha detaylı bilgi için: 0 312 985 06 36 
Reklam

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum