İki odalı daire kiralarının karşılaştırıldığı listede Ankara, Avrupa’nın en ucuz üçüncü başkenti olarak dikkat çekti.
Ankara’da ortalama kira 770 euro
Araştırmaya göre Ankara’da iki odalı bir dairenin ortalama aylık kirası 770 euro seviyesinde ölçüldü. Bu rakam, Türkiye’nin başkentini Avrupa genelinde kiraların en düşük olduğu şehirler arasında üst sıralara taşıdı. Listenin en ucuz şehirleri arasında 470 euro ile Üsküp ilk sırada, 520 euro ile Priştine ikinci sırada yer aldı. Ankara ise bu iki kentin ardından üçüncü sıraya yerleşti.Avrupa başkentlerinde uçurum büyüyor
Veriler, Avrupa’da kira piyasasının şehirden şehre büyük farklılık gösterdiğini ortaya koyuyor. Cenevre’de iki odalı bir dairenin ortalama kirası 3 bin 350 euroya ulaşırken, Londra’da bu rakam 3 bin 50 euro oldu. Dublin ve Stockholm’de ortalama kira 2 bin 650 euro, Oslo’da ise 2 bin 550 euro seviyesinde gerçekleşti.Ankara pahalı şehirlerin çok gerisinde
Paris’te iki odalı daire kirası 2 bin 500 euro, Berlin’de 1.750 euro, Madrid’de 1.700 euro ve Roma’da 1.650 euro olarak kayıtlara geçti. Bu tabloya göre Ankara’daki 770 euroluk ortalama kira, Avrupa’nın büyük başkentleriyle karşılaştırıldığında oldukça düşük bir seviyede kaldı. Ankara’daki kira bedeli, Londra’nın yaklaşık dörtte biri, Paris’in ise üçte birinden daha düşük seviyede bulunuyor.Ucuzluk avantaj mı, alım gücü sorunu mu?
Ankara’nın listede en ucuz üçüncü başkent olması, ilk bakışta kiracılar için avantaj gibi görünse de tabloyu yalnızca euro bazlı fiyatla okumak yeterli değil. Kentte son yıllarda artan konut fiyatları, yeni kiracı maliyetleri ve gelir-kira dengesi, barınma konusunu Ankara’da da önemli bir gündem başlığı haline getiriyor. Özellikle merkezi ilçelerde, ulaşım akslarına ve nitelikli sitelere yakın konutlarda kira baskısı hissedilmeye devam ediyor.Başkent için dikkat çeken veri
Eurostat verileri, Ankara’nın Avrupa başkentleri içinde nominal kira açısından hâlâ ulaşılabilir kentlerden biri olduğunu gösterdi. Ancak uzmanlara göre asıl belirleyici unsur, kiranın tek başına düşük ya da yüksek olması değil; hane gelirleri, konut arzı, yeni projeler, şehir içi göç ve yaşam maliyetleriyle birlikte değerlendirilmesi.