Ülke genelinde konut fiyatları nominal bazda artış gösterse de enflasyon etkisi düşüldüğünde reel olarak yüzde 6,1 oranında azaldı. Türkiye'nin en hareketli emlak piyasalarından birine sahip olan Başkent Ankara da enflasyon karşısındaki bu değer kaybından nasibini aldı.
Ankara'da Fiyatlar Yıllık Yüzde 27,3 Arttı Ancak Reel Kayıp Derinleşiyor
TCMB verilerine göre, 2026 yılı Mayıs ayında Ankara'daki konut fiyatları bir önceki aya kıyasla yüzde 1,5 oranında artış gösterdi. Endeks değeri, bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 27,3 oranında yükseldi. Ancak bu rakamlar, yüksek enflasyonun gölgesinde kaldı. Kâğıt üzerinde görülen bu yüzde 27,3'lük artış, reel enflasyon oranlarının gerisinde kaldığı için Ankara'daki gayrimenkul yatırımcısının alım gücünün düştüğünü gösteriyor. Eskiden enflasyona karşı en "güvenli liman" olarak görülen konut, artık maliyetleri karşılamakta ve reel değerini korumakta zorlanıyor.
Gayrimenkul PR: "Yatırımcı İçin Paradigma Değişiyor, Konut Barınma İhtiyacına Dönüştü"
Sektördeki bu radikal değişimi analiz eden
Gayrimenkul PR şirketi, gayrimenkul piyasasının yeni dinamiklerine dikkat çekerek şu ifadelere yer verdi:"Merkez Bankası'nın Mayıs 2026 verileri, konutun enflasyona karşı koruyucu bir yatırım aracı olma vasfını yavaş yavaş yitirdiğini net bir şekilde kanıtlıyor. Türkiye genelindeki yüzde 6,1'lik reel değer kaybı, Başkent Ankara özelinde de ciddi bir pazar yavaşlamasını beraberinde getiriyor. Eskiden spekülatif amaçlı ve hızlı değer artışı beklentisiyle yapılan konut yatırımları, yerini ağırlıklı olarak mecburi barınma ihtiyaçlarına bırakmış durumda. Krediye erişimdeki zorluklar ve alternatif yatırım araçlarının (mevduat vb.) cazibesi, gayrimenkuldeki reel erimenin en büyük nedenleri arasında.Ankara'daki yüzde 27,3'lük nominal artışa aldanmamak gerekiyor; zira yatırımcının sermayesi enflasyon karşısında aslında eriyor. Önümüzdeki dönemde doğru fiyatlandırılmayan ve şişirilmiş rakamlarla satışa sunulan gayrimenkullerin uzun süre elde kalacağını öngörüyoruz. Gayrimenkul pazarlamasında artık suni fiyatlar değil, 'gerçek değer' odaklı stratejiler hayati önem taşıyor."